Necip G.

Necip G.
Native Content Manager @ Demirören Medya “Her okur oturduğu koltukta birer Crusoe’dur.” (Alberto Manguel) "Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir." (Jorge Luis Borges)
"Bir çivinin duvar içindeki yaşamı gibi yaşadım bugüne değin. Çivinin duvar içindeki görevi, insanların ona yüklediği her şeyi taşımaktır. Sanatsal bir tablo ya da paramparça olmuş bir paltonun hiçbir farkı yoktur onun için."
Sayfa 69 - Ketebe, 1.Baskı (Mart-2025), Ç: Hüseyin Yazıcı·Kitabı okudu
Sukeyna isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Uzun zamandır inceleme yazmıyorum siteye ama bitince aklımda kalanları paylaşırım tabii ki. Gayet güzel gidiyor an itibariyle...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kötülüğün SıradanlığıKötülüğün Sıradanlığı sabah 50 sayfa okudum naziler kadar beni sıkan başka bi konu daha yok ve de Metis yayınları gözümüzü kör etmeye yemin etmiş karınca duası değilse metin heralde bu. Dantonu kim öldürdü acaba diye Danton’un ÖlümüDanton’un Ölümü başlayayım dedim ePub, ve inanılmaz kötü metin çıktı. Devekuşuna uç demişler uçamam ben deveyim demiş koş o zaman demişler koşamam ben kuşum demiş anlayacağınız ben yeni kitaba başlıyorum Rüya KayıtlarıRüya Kayıtları 🤭
1000k
Necip G. isimli okura yanıt verildi
Necip G.
DemetDemet Teşekkür ederim. Şu yanıtta bile bir enerji hissediliyor. Demek ki birşeyler yoluna girmeye başlamış:) HR Gürpınar ise 'ihtiyaç anında camı kırınız' yazarım. Asla boş çevirmez. Ben ne tam gittim ne tam döndüm buradan. Ara sıra uğrayıp yeniden platforma ısınabilmek adına sebepler arıyorum kendime. Tanıdık isimlere denk gelmek yardımcı oluyor bana:) Tekrardan keyifli okumalar...
Kötülüğün SıradanlığıKötülüğün Sıradanlığı sabah 50 sayfa okudum naziler kadar beni sıkan başka bi konu daha yok ve de Metis yayınları gözümüzü kör etmeye yemin etmiş karınca duası değilse metin heralde bu. Dantonu kim öldürdü acaba diye Danton’un ÖlümüDanton’un Ölümü başlayayım dedim ePub, ve inanılmaz kötü metin çıktı. Devekuşuna uç demişler uçamam ben deveyim demiş koş o zaman demişler koşamam ben kuşum demiş anlayacağınız ben yeni kitaba başlıyorum Rüya KayıtlarıRüya Kayıtları 🤭
1000k
Necip G.
Baharın etkisi de var mutlaka... Uyanış bizi de çağırıyor içten içe. Pozitif bir şeyler görmek veya hissetmek istediğimiz bir dönem. Adında 'kötülük' ve 'ölüm' geçen kitaplar dönem itibariyle yanlış tercihler olabilir:) Rüya Kayıtları için bir fikrim yok ama umarım güzel rüyalardır ve sana iyi gelir:) Keyifli okumalar...
Yusuf Yusuf dedikleri, birkaç beyle birkaç mermi...
5/10
·240 syf.··
2020 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2020 14:33
Üç saattir incelemelerde eleştirel bir satır, bir fikir hatta bir kelime arıyorum... Arıyorum ki, kitapla ilgili yakın bulduğum bir görüşü repost edip şu satırları şu sıcakta yazma yükünü üzerimden atabileyim... Yok maalesef, olmadı... Bunun pek çok nedeni olabilir tabii... Ancak Kuyucaklı Yusuf özelinde bu hayranlığa, bu müthiş etkilenmeye baktığımda neyi atladığımı, neyi kaçırdığımı, nerede yanlış yaptığımı gerçekten çok merak ediyorum... Çok da uzatmadan birkaç soru sorup, birkaç beylik laf edip, kitabın parıl parıl parlayan inceleme havuzuna benim gibi gelenlere yalnız olmadıklarını hissettirecek birkaç not düşüp sonlandıracağım... İlk soru çok basit; acaba Sabahattin Ali'nin kendi yaşam hikayesine olan saygımız, eserlerini değerlendirirken biz okurları çok mu etkisi altına alıyor? Edebiyat dünyasında neredeyse 10 yıldır gölgesinde yaşadığımız Sabahattin Ali miti, Sabahattin Ali'nin dahi üzerine çıkmış ve hepimize en tepeden parmak sallıyor olabilir mi? İncelemelerin birinde Sabahattin Ali'den Türkiye'nin Dostoyevski'si olarak bahsedilmiş. Ancak neden böyle olduğuna dair ilave tek bir cümle yok. Karşılaştırmanın zemini nedir mesela? Popülerlik mi? Üslup mu? Düşünce şekli mi? Yaşam tarzı mı? Ele aldıkları konular mı? Roman karakterlerinin benzerliği mi? Nedir bu benzerliğin sırrı? Peki senin cevabın nedir derseniz; bence iki yazarın arasında edebi anlamda ortak nokta yok denecek kadar azdır. Konuyu uzun uzun detaylandırabiliriz ama ben tek bir örnek verip kapatacağım bahsi... Örneği bir soruyla vereyim; Kitabı bitirdikten sonra Yusuf'u ne kadar tanıdınız? Tanımaktan kastım, Yusuf'un nerede yaşadığı, fiziksel görüntüsü, ne iş yaptığı falan değil. Kim bu Kuyucaklı Yusuf? Kitabın son sayfasına geldiğinizde bu sorunun cevabı ne kadar karşılık buldu
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yakamoz Yayıncılık · 2019210,4bin okunma
Şüheda isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Bu yazının üzerinden çok zaman geçti ama hala bir karşılık bulabilmesi beni mutlu etti:) Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Algı yönetimi konusunda hala aynı şekilde düşünüyorum. Böyle eserlerin negatif etkisi, sonraki süreçte kitaplarımızı seçerken daha hassas olmamıza da katkıda bulunuyor bir yandan:) Keyifli okumalar dilerim.
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2017 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2017 01:39
Okuduğum üçüncü Aytmatov eseri... Ben daha Beyaz Gemi'nin boğazımda düğümlediği yumruyu oradan çıkartmaya uğraşırken, nereden bilebilirdim ki asıl öldürücü darbenin bu kitap ile geleceğini?.. Evet kabul ediyorum, baya bir hazırlıksız yakalandım, ağır nakavt oldum bu sefer. Hakemin saymasına da gerek yok, direkt havluyu atabilirsiniz ringe... Her Aytmatov eseri yeni mucizeleri de beraberinde getiriyor. Haritada yeri bile olmayan bir köyün dibine evrenler arası seyahat edilebilen uzay üssünü diken, dünyanın en sıradan adamının, bir arkadaşının tabutunu yaşadığı köyden mezarlığa taşımasını anlatırken dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarından birini çıkartan, sadece 5-6 karakter, 1-2 kaya parçası ve bir çift geyik ile neredeyse bütün insanlığın temel sorunlarını tokat gibi yüzümüze çarpan bir yazardan bahsediyoruz neticede... Onun kaleminden çıkan başka bir kitabın, içinde yeni mucizeler saklıyor olmasına şaşırmak, saflıktan öteye gitmez bence... Daha önceki Aytmatov incelemelerimde de altını özellikle çizmiştim; masasına oturduğunda, uçsuz bucaksız bir derya varken önünde, inatla kendine zor hedefler seçip, tüm imkanlarını kendi iradesiyle kısıtlayan, başka bir ifadeyle kendine meydan okuyan başka bir yazar tanımadım ben henüz... Şimdi soruyorum size; İçinde tek bir savaş veya çatışma sahnesinin olmadığı, tankın, topun, tüfeğin esamesinin okunmadığı bir savaş kitabı nasıl yazılır? Tabu oyunu oynuyormuş gibi düşünün kendinizi... Anlatılacak kelime: Savaş Yasaklı kelimeler: Tank, top, tüfek, süngü, miğfer, çatışma, komutan, cephe... ..................... İşte böyle bir savaş kitabı Toprak Ana... Savaşmanın kitabı aslında... Peki neyle, kimle savaşıyorsunuz? Düşmanla mı? Orasına geleceğiz... Ve aynı zamanda acının kitabı Toprak Ana... Ancak bu acı da öyle aşk acısı
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,7bin okunma
Nisan isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Çok teşekkür ederim. Mahçup ettiniz:) Keyifli okumalar dilerim...