Necip G.

Necip G.
Native Content Manager @ Demirören Medya “Her okur oturduğu koltukta birer Crusoe’dur.” (Alberto Manguel) "Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir." (Jorge Luis Borges)
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·105 syf.··
2021 22. kitabı
Bir yazarla tanıştım ve bir kitabıyla ona hayran oldum. Yan Lianke, Dino Buzzati’nin Tatar Çölü’nü okurken hissettiğim o güçlü duyguları Günler, Aylar, Yıllar kitabıyla bana hatırlatan büyük kalem. Dilinin doğallığı, benzetmelerinin gücü, betimlemelerindeki işitsel ögeleri kullanma ustalığı kolay kolay unutulacak gibi değil. Bir çırpıda biten yüz sayfalık bu eserin kalbimde büyük bir yeri var artık. Son ana kadar, yaşasın umut!
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
Necip G. isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Özlem hanım kitabım geldi, bu akşam başladım ve gecesinde bitirdim:) O bahsettiğiniz güçlü duyguları gerçekten yaşatan, hacminden çok daha büyük ve anlamlı bir eserdi. Özel bir yeri olacak her zaman. Vesile olduğunuz için teşekkürler. Keyifli okumalar...
Bkz: Instagram
“Teşhircilik toplumunda her özne kendi reklam nesnesidir. Her şey sergi değeriyle ölçülür. Teşhircilik toplumu pornografik bir toplumdur. Her şey dışa çevrilmiş, ifşa edilmiş, çıplaklaştırılmış, soyulmuş, ortaya serilmiş durumdadır. Teşhir etmenin aşırılığı her şeyi ‘tüm sırlarından arınmış olarak derhal tüketilmeye açık’ bir meta haline getirir.”
Sayfa 27 - Metis Yayınları, 6.Basım (Kasım 2020), Ç: Haluk Barışcan·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Samet Ö. isimli okura yanıt verildi
Necip G.
:) O kavram da Psikopolitika kitabında geçiyordu yanlış hatırlamıyorsam... Teşekkür ederim dostum, alıntılarımız kabul olur umarım.🙏🏻
Herkesin cini kendine!
9/10
·904 syf.·
2020 122. kitabı
·
Gece ve sessizlik yeterli midir bir şeyler yazabilmek için? Ya da derinlemesine hissetmek bir kitabı, satırları? Bunlar bana yeterli olmuyor bazen. Çünkü kelimeler dökülmüyor bazen satırlara. Ne yazsam ne şekilde becermeye çalışsam da olmuyor diye düşündürüyor. Ben ise yetersiz ve önemsiz olacağını bilerek bir şeyler yazmam gerektiğini düşündüm artık. Çünkü bu kitabı ikinci kez ve sindirerek okuyuşumun bir tarifi olmalıydı. Sanki sandala atladım da süzüle süzüle yol aldım, sessiz ve huzurlu bir yolculuk oldu bu ve de uzun. Diğer eserlerinde ufak tefek rastlasak da siyasi olaylara bu kitapta dönemin siyasal izleri kendini çokça ele veriyor. Çok fazla değinmeyeceğim çünkü şimdi internette araştırmaya başlayalım bu kitabı herkes her yerde aynı şeyleri yazıp da anlatmış zaten. Ben neye değineyim öyleyse? Bunu ben de bilemiyorum. Kendimi bıraktım yazıyorum yine kendime. Ne de olsa artık yazdıklarımızın öyle pek önemi kalmadı. Zaten insan en çok kendisi için yaşamalı yazmalı öyle değil mi? Peki ya insan kendisi için neleri göze alabilir? Oturdum dinledim karakterleri tek tek en ince ayrıntısına kadar. Sahi dedim ben hangisi olabilirim? Ama hiçbirinde kendimi göremedim. Sadece bir yandan çok övündüğüm bir yandan da derinlere gömüldüğüm empati yeteneğim ile hissetmeye, onlar gibi düşünmeye çalıştım. Hepsinin ortak özelliği dünyaya bakış açılarını başkalarında görme isteği. Bu dediğim şey kitabı okuyan diğer okurlar için ya da okuyacaklar için tuhaf gelebilir. Koskoca kitaptan bunu mu çıkardın diyebilirsiniz. Ama dediğim gibi en çok kendim için yazıyorum kendi için yaşayan Ecinniler karakterleri gibi. Tek tek hangi birinin derinliklerini anlatayım ki? Kirillov'un tanrısızlığından mı bahsedeyim yoksa Stepan Trofimoviç'in vazgeçmeden tapındığı Tanrısından mı? Hangisi doğru
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
Necip G.
Sonunda kurtuldum manyaklardan:)) 17 gündür beraberiz... Senin incelemeni de kaydetmiştim, kitap bitince okumak için... Hemen hemen benzer hissiyatlar yaşıyoruz. Çıkarımlarına aynen katılıyorum... Buram buram 'Dostoyevski varoluşçuluğu' kokan bir kitap. Hatta bana göre diğer Dostoyevski kitaplarından daha ileride bu yönüyle... Eğer okurun gözü alırsa, araya belli bir zaman koyduktan sonra ikinci defa okunabilecek bir kitap. Çünkü bir yandan karakterleri tanırken ve bir yeri atlamama kaygısı yaşarken bazı önemli diyolog ve tespitleri kaçırma ihtimali yüksek. Kitabın sonundaki ek çok önemli... Düşünün ki, 900 sayfalık bir kitap bitiriyorsunuz. Sonunda 30-40 sayfalık bir ek çıkıyor karşınıza. Bu eki okuyunca her şey çok farklı bir anlam kazanıyor... Neyse, böyle devam edersem sabaha kadar yazacağım:) Harika bir Dostoyevski yolculuğunu daha kazasız belasız tamamladık... Kitabı bitirip taze taze incelemeni okumak çok iyi oldu benim için... İnsan hemen birilerinin daha düşüncesini öğrenmek istiyor kendi kafa karışıklığı içerisinde:) Emeklerine sağlık Sema... Keyifli okumalar...
8/10
·187 syf.··
2018 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2018 15:44
İncelemeye başlamadan önce sizinle bu kitapla ilgili çok şaşıracağınız, sıra dışı bir bilgi paylaşmak istiyorum: Dostoyevski bu kitabı kumar borcunu ödemek için sipariş üzerine sadece 25 gün........ Kızmayın hemen, küçük bir şakaydı arkadaşlar... :) Bu kitap hakkında konuşurken bu bilgiyi vermeyenleri Sibirya'ya kürek cezasına gönderiyorlarmış... Açıkçası Dostoyevski'nin bir kitabı hangi amaçla kaç günde yazdığı beni çok alakadar eden konular değil. Diğer Dostoyevski kitaplarında olduğu gibi sırası gelince aldım, okudum, okurken baya keyif aldım ve bitirip tekrar rafa kaldırdım. Kitaplarla ve yazarlarla bu ilişkinin ötesine geçmek beni oldukça zorlayan bir konu. Neyse, son olarak bir de harika bir Dostoyevski etkinliği tertip eden ve bu etkinlik için ciddi mesai harcayan sevgili Quidam 'a da içten bir teşekkür göndererek incelemeye geçiyorum... İtiraf etmem gerekir ki, kitabı elime alana kadar kafamda bambaşka bir senaryo kurmuştum. Kitabın adı Kumarbaz ya, işte ilk bakışta zihnimde Mel Gibson'un oynadığı Maverick filmindeki gibi sahneler canlandı. Sanıyorum bir Dostoyevski romanı ile karşı karşıya olduğumu yeterince idrak edememişim. Kitabı okumaya başladıktan sonra her şey yerli yerine oturmaya başladı... Yine sorular, sorgulamalar, detaylar, tespitler, tahliller peş peşe gözlerimin önünden geçti... O yüzden kitabı henüz okumayanlar ve okumayı düşünenler için paylaşmak istedim bu bilgiyi de... Yani karşınıza Kıbrıs'ta makinenin başında kol çeken Serdar Ortaç ya da Çarkıfelek'ten kazandıklarını bir başka Çarkıfelek olan Rulette ezen Mehmet Ali Erbil gibi karakterler çıkmayacak, içiniz rahat olabilir bu konuda... Benim gördüğüm kadarıyla kumar tutkusu, o çaresizlik duygusu ve her kumarbazın başından geçebilecek o malum olaylar kitabın
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,7bin okunma
Mustafa Döner isimli okura yanıt verildi
Necip G.
:)) Çok teşekkür ederim Mustafa bey güzel yorumunuz için... Bazı kitaplar kapılar açıyor önümüze, bize de girip içeride dolaşmak kalıyor:) Benzer izlenimler edinmemize çok mutlu oldum. Keyifli okumalar dilerim...