Bazen aklımıza gelen fikirlerin, edebi bir dille ifadesi şöyle dursun, konuşma diline bile aktarılmasının mümkün olmadığı, anlık duygular halinde içimizde kaldığı herkes tarafından bilinmektedir.
Düşler, bilirsiniz, son derece tuhaftır: Kimi korkunç canlıdır, ayrıntıları adeta bir mücevher gibi ince ince işlenmiştir; başka düşlerdeyse sanki hiç fark etmeden zamanda ve mekânda sıçrayışlar olur. Aklın değil arzunun, kafanın değil yüreğin alanında oluşur herhalde düşler ve üstelik de akıl bazen kurnazca ayrıntılar katar düşlere! Ve düşlerde tamamen anlaşılmaz olaylar da yaşanır.