Nina

En nihayetinde, öğrenmeye can attıklarının getireceği acıya katlanabilecek türden biriydi o.
Sayfa 214
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Sana düşman olmadığımızı söyledim ama yalnızca düşmanlarım zihnimde bu kadar sık gezinir. Öyleyse sana son sorum şu, Eira, sen de onlardan biri misin?” (…) “Birbirimize hatırı sayılır ölçüde benzediğimize inanıyorsun ve belki yaşadıklarımız gerçekten de benzerdir. Ama ben senin zıttınım, tersinin. Olmak istemediğin her şey, olmak istediğin hiçbir şeyim. Belki bu yüzden beni bu kadar sık düşünüyorsundur.”
Sayfa 215 - Bast-Eira
5-4-3-2-1 akımı çünkü çok hoşuma gitti
•Favori 5 kitabım - Haşhaş Savaşı (serisi) - Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt) - Sineklerin Tanrısı - Tanrısız Gençlik - Ben, Kirke •Okuma listemdeki 4 kitap - Taht Oyunları - Tanrıların Gölgesi - Odysseia - Babil •Önermekten vazgeçmeyeceğim 3 kitap - Haşhaş Savaşı (serisi) - Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt) - Acımak •En son okuduğum ve 10 puan verdiğim 2 kitap - Tanrısız Gençlik - En Yakın Uzak .Şu anda okuduğum kitap - Dakikalar İçinde Mitoloji
7/10
·487 syf.·
2024 56. kitabı
Bu kitap öyle bir kitaptı ki hem beklentimin çok üstüne çıktı hem de hayal kırıklığı yarattı. Ben kitabı okumaya başlarken -büyük ihtimalle son zamanlarda okuduğum fantastiklerin hepsinin beklentimin altında kalması yüzünden- epey bi’ önyargım vardı. Daha doğrusu yine beğenmem diye korkuyordum. Tabi ilk 50 sayfada ne kadar yanlış düşündüğümü anladım. Bir kere kitapta sevilesi tonla şey var. Başrolün kitaplarla ilişkisi, evren, kara büyü kitapların da bir kalbi olması gibi gibi. Ama benim işte budur dediğim 2 şey var. Bir; Elisabeth’in, Ashcroft’u durdurmayı intikam almak için değil -ki intikam almak istese bunun için kendisine neden bulabilir- insanların hayatını önemsediği için istemesi. Son zamanlarda özellikle de fantastik kurgularda o kadar çok intikam teması işleniyor ki artık gına geldi. Hani bunu güzel işleseler, intikam alma dürtüsünün insanda nelere yol açtığını anlatmaya çalışsalar falan neyse ama öyle bir hale getirdiler ki bu konuyu, klişe oldu artık. Bu kitap böyle olmadığı için çok hoştu. İkincisi de Elisabeth’in ailesi mevzusu. Kitabın arkasını bile okuduysanız anlamışsınızdır, Elisabeth yetim. Ve bundan dolayı bir öfkesi ya da ailesinin bulma arzusu yok. Aksine kendi gerçeğini o kadar kabullenmiş ki kütüphaneyi evi, kara büyü kitaplarını -ve tabi ki diğer kitapları da- ailesi olarak görüyor. Yok şunun kızı, yok ötekinin kardeşi falan çıkmıyor. Kendini yalnızlaştırmaya çalışan bir karakter de değil. Öyle boş yere ergen ergen triplere de girmiyor. Ve Elisabeth, kitapta özellikle belirtildiği üzere 16 buçuk yaşında. Evet, çoğu yirmili yaşlardaki kitap karakterlenin aksine çok daha olgun davranarak benim kalbimi kazandığı doğrudur. Ne kadar sevdiğim şey olsa da tabii sevmediğim yerler de oldu. Bunların çoğu da Nathaniel hakkında. Silas kadar
1000Kitap
Dikenlerin BüyüsüMargaret Rogerson · Ephesus Yayınları · 20241,524 okunma
“Seninle omuz omuza savaşmak benim için bir onur, Elisabeth, ne kadar uzun sürerse sürsün. Sen bana yaşamanın nasıl bir şey olduğunu hatırlattın. Bunun için bir şeyleri kaybetme riskini almaya değer.”
Sayfa 405 - Nathaniel