Çünkü doğrunun ne olduğunu bilmemekten, karşımızdaki kişiyi açıklığa davet etmekten korkuyoruz. Gerçeği duymaya cesaret edemediğimizde ya da açıklama istemekten korktuğumuz da varsayımlarda bulunuyoruz. Sonra da varsayımlarımızı savunarak, başkalarını yanlış ya da haksız kılmaya çalışıyoruz.
"Hani kendiyle savaşanlar var ya, onlardanım. Uyuz olurum kendime. İdealimdeki herif değilim. Soğukkanlı olmak istiyorum ama hemen sinirleniyorum, dudaklarım titriyor. 1998"
"Zavallı fare ilk küskünlüğünün yanına yeni sorular, yeni kuşkular eklemiştir. Çevresine çözülmesi gereken öyle çok problem yığmıştır ki ne yapacağı konusunda tam bir keşmekeşin ve kararsızlığın içine düşmüştür,"