İstenç sonsuzdur,gerçekleşmesi sınırlıdır. Dürtülerimize ve isteklerimize boyun eğdiğimizde, asla kalıcı mutluluğu ve huzuru bulamayız. Tatmin edilen her arzudan hemen yeni bir arzu ortaya çıkar. Ortadan kaldırdığımız ve artık rahat nefes alabileceğimizi düşündüğümüz her ağrının ardından yeni bir bela gelir. Ağrı, yaşamımızda aslında tek hakikattir. Keyif ve mutluluk sadece negatiftir, yani ağrının yokluğudur.
Gerçek insan için yaşamak her şeyden önce düşünmektir. Beslenme ve üreme işlevleri insanı insan yapmaya yetmez. Düşünmeden yaşamak yaşama bilinçsizce katılmaktan, yaşama iğreti yerleşmekten ya da yaşama sürüklenmekten başka bir şey değildir.