''Geldim'' demenin dışında ne diyebilirdim ki?
Böyle söylüyor Dante, kitabın bir yerinde ustası Vergilius'un sözleri üzerine...
Ben de ''geldim!'' demek istiyorum, bu yapacağım inceleme ile.
'Farklı ve çarpıcı' bir inceleme olsun istiyorum. Sıkıcı olmasın diye pek fazla detaya
girmeyeceğim. Dante'nin dizelerinde geçen beğendiğim bir bölümle açılışı yapalım:
''Bir gereksinimi görüp de
yardım işareti bekleyen, 'yardım etmeyecek' demektir...''
Dante'nin bu etkileyici dizeleri Araf bölümünü okurken dikkatimi çekmişti. Kitapta bunun gibi, insanı derinden etkileyen birçok dize var. Birazdan tüm bu dizelere değineceğim...
En baştan söylemem gerekiyor ki incelemem 2 bölümden oluşuyor:
1.bölüm: Kitabın özetini içerir.
2.bölüm: Kemerlerinizi bağlamanızı gerektirir! Çünkü 'farklı bir boyuta' geçiş yaparız...
Hazırsanız, başlayalım!
- İncelememin 'kitabı irdeleyen' 1. bölümü -
Eserin bölümleri: Cehennem / Araf / Cennet.
Bu bölümlerin içeriğinden kısaca bahsedelim:
- Cehennem bölümünde, 7 Nisan 1300 Perşembe’yi kutsal Cuma’ya bağlayan gece, Dante karanlık bir ormanda yolunu şaşırarak üç hayvanla karşılaşır.
Vergilius’un ortaya çıkmasıyla birlikte öteki dünyaya yolculuk başlar. Dante'nin 'Cehennem'i yeryüzünün 'dibine' doğru bir yolculuktur. Aşağı katlara inildikçe cezalar artar. En dipte 'Lucifer' yani şeytan vardır. Katlar, en dibe kadar 9 halkaya bölünmüştür. Eş merkezli daireler gittikçe artan günahkarlığı temsil eder. Her dairenin günahkarları, işledikleri günahlar gereğince sonsuza kadar cezalandırılır.
Dairelerin(halkaların) detayları:
Birinci Halka: Limbus. Burada ruhlar dürüst yaşam sürmüş, ancak çoğu Hristiyanlıktan önce yaşadığı için vaftizden yoksun kalmış, vaftiz olmadan ölmüştür.
İkinci Halka: Şehvet