" Nasıl olmalı güzel insan, güzel Müslüman?" dediler. "Geldiği yere sürur ve neşe getirir, giderken de hüzün bırakır. Arkasından 'Ah nerede?' denir, özlenir, aranır."
"...Anlıyorumki hiçlik yoktur.
Elimizin altındakiler değişip duruyor
Dokunup sevdiklerimizi götürüp
Beş on kürek toprağın altına bırakıyoruz,
Geçirdiğimiz zamanlar
Bir elbise gibi sırtımızda duruyor..."
”Ne de olsa ihtiyacımız olan bütün kitaplar elimizde olsa bile, en yüksek uçurumu bulup atlamakta ısrar ediyoruz. Fakat bir molaya ihtiyacımız var. Bizim bilgiye ihtiyacımız var. Belki bin yıl içinde atlamak için daha küçük uçurumlar seçeriz.”