“Önemli olan ‘üç’ler kuralını izlemek. Bir kadını ya arka arkaya üç kere görür sonra hiç görmezsin ya da ilişkini yıllar boyu sürdürürsün ama her randevunun arasında en az üç hafta bırakmaya dikkat edersin.”
Yatarız; bir düş, uykuyu zehirlemeye kadir,
Kalkarız; başıboş bir düşünce günü kirletir,
Hisseder,düşünür, akıl yürütürüz;ağlar ya da güleriz,
Sevgili acılarımızı kucaklar,tasalarımızı def ederiz
Hep aynı, ister keder, ister neşe,
Çıkış yolu serbesttir yine de
İnsanın dünü asla yarını gibi olamaz,
Değişim dışında hiçbirşey ayakta duramaz!
“Halkı yok etmeye çalışmalarında güçlü nedenleri vardır; ancak halkın da güçlü nedenleri vardır ve darbeler yiye yiye öğrenir. Çünkü emperyalizm aslında büyük bir öğretmendir ve halk gün be gün kendini savunmasını öğrenmekte, bunu daha güçlü, daha dirençli, daha kararlı yapmakta, uşağın tankının, celladın tabancasının öyle etkili olmadığını, cellatların kendini savunmaya hazır silahlı insanlarla karşı karşıya kaldığında yiğit olmadıklarını öğrenmektir. Halk aynı zamanda öldürmeyi de öğrenmektedir ve bir gün bunu yapmasını öyle bir öğrenir ki iktidarı alır!”
Oleg arkasına döndü.Yaşlı bir kadın ona bakıyordu.Yüzü kırışıklıklarla doluydu,başının yarısı siyah bir başörtüsüyle örtülüydü, ama gözleri bembeyazdı. “Bu yaptığın iyiydi!” Etrafındaki insanlara döndü, “Nefret içinde yaşamamız gerekiyorsa özgürlüğümüzün bize ne yarar olur?”
Bunun üzerine insanların çoğu doğru diye başını salladı. Çünkü çok acı çekmiş olan, çok şeyi de affedebilirdi.