Yıllar nasıl geçti, olanlar nasıl oldu, Topkapı'nın önünden kimler, kimler geçti; anlatsam size masal gelir. Hiçbir şey yeni değildi artık Topkapı Sarayı'nda. Her şey yaşlıydı. Her şey yüzlerce yıllıktı.
Umutla, inançla, kararlılıkla kazdım toprağı. Ama kazdığım her höyük, her tümülüs, her antik kent, her tapınak, her kütüphane, her mezar ne yazık ki bana Jerry'nin söylediklerinden farklı bir şey göstermedi; insanoğlu yalnızca çağımızda değil, varoluşundan beri kan dökmekten, ötekine acı çektirmekten zevk alan, iflah olmaz bir zalimdi.
Yine de yılmadım, belki tersini gösteren bir tablet, bir yazıt, bir kabartma, bir işaret bulurum diye yeniden yeniden toprağı kazdım...
Bir kişi çok uzun yaşasa da çok kısa yaşasa da aynı şeyi yitirir. Bu da şimdiki zamandır ve insan sadece bundan mahrum olabilir; nihayetinde insan sadece buna sahiptir ve hiç kimse sahip olmadığı şeyi yitiremez.