Hafsa Acar profil resmi
Lisans
Kitaplarda
Kadın
504 okur puanı
27 Kas 2019 tarihinde katıldı.
  • Hafsa Acar paylaştı.
    163 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Merhaba:)En sevdiğim kitabın incelemesini yapmak için doğru zamanı bekliyordum buna layık dahi değilim zaten cesarette gösteremiyordum şuan içimden yazmak geldi sadece bir kitapta kendimi bulacağımı bilemezdim dostlarim. mükemmel bir kitap. böyle kitaplar okuyunca pis dünyadan uzaklaşıyor insan..

    Benim için dünyanın en sürükleyici en başarılı romanıdır.Dostoyevski tarzinda olmasi benim icin yine farkli bir özelliği her yıl tekrar tekrar okumaya çalışıyorum yine de doyamıyorum ismi geçince burda alıntılarını gördükçe inanın farklı hissediyorum hem burukluk hem mutluluk bir arada bilmiyorum sabahattin ali'nin bu kadar yalin bir dille beni nasil ayni duygularla sardigini anlatamıyorum.Üstadin okuduğum ilk kitabıydı. tuhaf bir his bırakıyor hep sonunda içimde elime aldiğimda; biraz özlem, biraz duygusallık, biraz da huzur. okuduğum ilk kitabıyla çok sevdim Sabahattin ali’yi. benim gözümde ince, narin, saygılı ve hassas kalpli bir adam imajını çizdi.Kitaplarindaki karakterleri arayıp dertlesmeyi oturup muhabbet etmeyi ne çok istemişimdir.
    Çünkü böyle olmayan bir adamdan o satırlar dökülemez diye düşünüyorum.

    Ama Sabahattin ali, hiçbir yazarla karşılaştırılamaz. nevi şahsına münhasırdır bunu ekleyeyim.Ayrica diğer eserlerini de okudum aynı güzel tadı hep aldım.

    Raif efendi’yi o kadar çok sevdim ki, kitabın sonunda oturup ağlayasım gelmişti. raif efendi karakteri daha güzel anlatılamazdı. şimdi yine duygulandım, bilmiyorum niye ama bu kitabın bende özel bir yeri var. bilmiyorum neden raif'in bu icine kapanis hikayesi, kara kapli defterinde sakladigi aski ve berlin sokaklarinin maria'dan sonra nasil ruhen degistigi beni bu kadar derinden üzmüştü.Cevremizdeki insanların ve hatta kendi yalnızlığımızın farkına varmak için, arada bir mesela 2-3 yılda bir tekrarlanmalı bu okuma bana göre.Bitirince ağlayan tek kişinin ben olmadığımi gördüğümden beri kitabin farkliligindan eminim Şu da var unutmadan;

    Türk edebiyatının en değerli, en derin romanlarından birinin, insanların aklında bir instagram sosyal medya malzemesi olarak yer etmesi ne kadar üzücü değil mi ayrıca ? fotoğrafını paylaşanlara kızdığımdan da değil aslında, herkesin sevgisini gösterme şekli ya da motivasyonu farklı sonuçta ama bu kadar değerli bir yazın nasıl böyle sıradanlaştırıldı hiç anlayamıyorum. Popüler kültüre kurban gitsin istemiyorum ya o kadar ünlü oldu ki "okudum" demeye utanıyorum...kahve ile cekilmiş fotografı 40 tl sadece kitap 20 tl :)Her neyse..

    hayatı asıl yönlendiren şeylerin teferruatlar olduğunu, hayatın içindeki görece kısa olan bir zaman diliminin aslında koca bir hayat olduğunu hatırlatan roman bana..
    özümüzde , hepimizin içinde derinlerde bir yerlerde "raif efendi" karakteri var. ve hepimizin hayatında bir "maria puder" olmuştur. bu eseri bu kadar kıymetli yapan da bu bence.., okuyan herkese cömertçe bir payın düşeceği mirastır. sevmiş, tutulmuş, özlemiş, hüzünlenmiş, yanmış, korkmuş her kişinin hissettiği, çoğumuzun da fikren vücuda dahi getiremediği, kelimelere dökemediği duyguları karakterlerin şahsında bizim aynadaki aksimiz gibi tasvir etmiştir. maria puder ve raif efendi'nin şahsında tüm hazin sonların muhatapları için gözyaşı döktürmüştür

    kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. bunun sebebi herhalde, 'bu öyle olmayabilirdi!' düşüncesi çıkardığım bu oldu..
    sevgi de imkansızlık ve fedakarlığı yaşayana hatırlatan değerli eser..bir resim sergisindeki tablodan yola çıkarak kahramanların iç dünyasını keşfedebileceğiniz çok güzel bir eser.
    her insanın mutlaka yaşadığı o aşk duygusunu hissettiren, aşkı en yalın haliyle anlatan bir eser aynı zamanda kesinlikle
    raif efendi duygularını, yalnızlığını, üzüntülerini anlatırken yüreğim sızladı diyebilirim.

    Raif’in kabulleneci tavrı, bu kadar mücadeleden uzak, pasif yaşayan biri olması beni daralttı bazen cidden Raif'in maria'dan sonra kabuğuna çekilip, o günlerin acısıyla hayatını idame ettirmesi, ruhunu hâlâ o Almanya sokaklarında, birlikte gezdiği maria'ya bırakması, fiziksel ruhunun ise herşeye eyvallah demesi, eve ekmek parası getirmek için herşeye tamam demesi.. insan düşünüyor ama neden? mutlu olmayacağını bile bile bir başkasıyla neden evlendi raif? ondan çocuklar yaptı? bütün varını yoğunu maria'nın yanına gitmek için harcamalıydı. maria ise keşke o türk diye bahsettiği kişinin ismini verse idi annesine, çocuk bari tanısaydı babasını, hoş babasından ruhen geriye ne kaldıysa artık. hadi herşeyi geçtim, o treni durdursaydın, çocuğuna sıkı sıkıya sarılsaydın be adam!Bitirdikten sonra raif efendi'nin babasından kalan tüm malı kaptırıp sefalet içinde yaşayıp gitmesini hala sindiremedim.

    ahh Maria puder! mutluluk en çok sana yakışırdı. kürk mantolu madonna'yı yeniden çizebilseydin keşke kaderin olarak kalmasına izin vermeden önce... yüreğimi dağladın güzel yürekli ve güçlü kadın!
    ahh Raif! daha güçlü olsaydın keşke. fedakarlık, kaybettiğin kişi için hayatını feda etmek değildir; kaybetmeye dayanamayacağına inandığın kişi için hayatını ortaya koyarak mücadele etmektir. çok yazık...
    Keşke devamını yazsaydın Üstadım ya her okuduğumda bu sorularla kafayı yiyecek gibi oluyorum.

    Kendisinin dediği gibi;

    "herkese içindeki iyilik kadar iyi bir hayat dilerim”

    Sizlere iyi okumalar:)

    Iyi ki yazdın, iyi ki var oldun, iyi ki seni tanıdım..
    #Ruhun Şad olsun Üstadım..
  • Tüketim toplumunda yayınlar paradokslarla doludur. Bir yandan asil evlilikler yüceltilirken, diğer yanda 'televole' tarzı programlar ile, aldatma ve ihanet meşrulaştırılmaktadır.
    Jean Baudrillard
    Ayrıntı yayınları
  • Yalnızlık konuşulan, ama uygulanmayan bir değerdir.
    Jean Baudrillard
    Ayrıntı yayınları
  • İnsanlar artık, tüm zamanlarda olduğu gibi başka insanlar tarafından değil, daha çok nesneler tarafından kuşatılmış durumda
    Jean Baudrillard
    Sayfa 15 - Ayrıntı yayınları
  • Hafsa Acar paylaştı.
    150 syf.
    Eger yolunuz birgün bir üniversiteye düşerse, saçlarını
    taramayı becerememiş bir kızla karşılaşırsanız, konuşurken saçlarını savurmuyorsa, sıkı sıkıya toka yapıştırmışsa saçlarına, uyumsuz kıyafetler varsa üzerinde, yakıştıramamışsa giydiklerini, güzelliğinden utanıyorsa mesela, yaz sıcağında bogazlı bir kazak giymişse, bir pardôsü giyip yün bir başlık takmışsa kafasına ya da modası geçmiş bir şapka takıyorsa, ellerini sürekli başına götürüyorsa, saçlarını tıkıştırıyorsa şapkasından içeri, ürkekse, bir başınaysa, bilin ki o kız başörtülü bir kızdır. Bilin ki bir kez daha kaybetmişizdir."

    Kur'an buyruğu gereği başlarını örtmeleri için mağdur edilen,zulme uğrayan, hakları gasp edilen ve fakat herşeye rağmen iffetlerini muhafaza eden, vahyi ilahiyi herşeyin üstünde tutup İzzet ve vakalarından taviz vermeyen, Kur'an'a yar olup ümmeti Muhammed'i utandırmayan o güzide insanlara, tarihi yazan değil, tarihi yapan ve böylelikle iman etmiş olmanın İzzet sahibi olmak demek olduğunu cümle aleme gösteren o değerli kardeşlerimize yapılmış olan zulmün bir emaresidir, bunlar.

    Oysa değerlerinden taviz vermeyenlere şu cümleler çok güzel yakışır:
    Okullarımızdan atılabilir,hatta doktor, öğretmen, hukukçu, matematikçi, fizikçi olmayabiliriz. Fakat ilerde çocuklarımızın gözlerine okulunu bitirememiş , şu veya bu olmayı başaramamış anneler, babalar olarak bakabiliriz; hala onlara güzel bir gelecekten, mesela hülyalarımızdan bahsedebiliriz. Göğsü dik, kendine güveni olan, haysiyetli anneler, babalar olarak konuşabiliriz.VE ONLARA O ZAMAN DA KUR'AN OKUYABİLİRİZ. Allah'ın kelamını öğretebiliriz. Mesela Hz İbrahim'in ateşe atılışından söz edebilir, küçücük kuşların o ateşi söndürmek için ağızlarında o yangın ormanına sular taşıdıklarını hikaye edebiliriz. Yenildiğimizi söyleriz mesela,onurlu kalmak,haysiyetimizi muhafaza etmek için, yenildiğimizi, dövüldüğümüzü anlatırız onlara...



    Kadın olmak zordur, Türkiye'de kadın olmak daha zor...
    Aynı güfte yeni bestelerle çalınırken, giyiminden dolayı linç edilen kadınların dünyasından, plus plus versiyonları ile nice fantazi cinayetlere şahit oluyoruz.
    Sukutun o sessiz çığlıkları arasında, ana babalarının elleri arasında kayıp giden yaşanmamış/ yaşamını yitiren hayaller görüyoruz..


    Kadın olmak zordur, şimdiki müslüman (!)lar arasında kadın olmak daha zor...

    Feyizli okumalarımız olsun
  • Hafsa Acar paylaştı.
    163 syf.
    "Kitapları kullanıyorsun.
    Ama bilgi sahibi değilsin.
    Şimdi bilgiyi bulacaksın.
    Seni onun yakınına kadar götüreceğim.
    Senin aradığını içeren bir kitap var.
    Adı Garipler Kitabı."

    Başlangıcı sonsöz ile başlayan garip bir kitap gerçekten. Okuyucuyu hem sıkan hem meraklı serüvende ilerleten, sancılı bir süreç.

    Aramak, düşünmenin aksiyon halidir. Huzursuz eder failini. Vicdan azabına benzer; elinde olmadan ızdırap çekersin.

    İan Dallas, bu ızdırap içinde yaşayan biri değildir ama.
    Onun serüveni, aramasıyla değil bulmasıyla başlar.
    İskoç asıllı olan Dallas, Müslüman değildir. Ancak, Londra'da bir üniversite kütüphanesinin dini yazılar biriminde memurdur. Bir gün arkadaşının odasındaki duvarda gördüğü bir yazı onu etkiler. Etkisi o kadar büyük olur ki, hayata bakış açısı 180° değişir.

    Herşeyin farklı bir anlamı olur artık onun için. Nesnelerin hareketi ayrı birşeyler fısıldar kulağına.
    Materyalist bakışlar yerini mistisizmin yoğun düşüncelerine bırakır. Aradığı şeyin İSLAM'da bulur.
    Ve Fas'ın Merakeş kentindeki Karaviyyun Camiinde İslam'ı seçerek MÜSLÜMAN olur. Artık adı İan Dallas değil, Abdulkadir es-Sufi'dir.

    Tasavvuf ve tarikatlarla pek barışık olmayan ben, Dallas'in yani Sufi'nin İslam dini ile ruhunu yogurmasina, mayasının da tasavvuf olmasına, onun tarikat yolculuğuna hayret kaldım.

    Evet, O artık himaye ister himaye bulur.
    Garip başlar garip sürer garip biter hikâye.

    ''İslamiyet Garip olarak başlamıştır ve bir gün gelecek yine Garip hale dönecektir. Bu yüzden Garipler mübarektir.''H.Ş

    Okunası kitaplardan..
Lisans
Kitaplarda
Kadın
504 okur puanı
27 Kas 2019 tarihinde katıldı.

Şu anda okudukları 2 kitap

  • Tüketim Toplumu
  • Charlie and the Chocolate Factory

Okuduğu kitaplar 391 kitap

  • Benim Hüzünlü Orospularım
  • Yol
  • Oyunlarla Yaşayanlar
  • Düşüş
  • Veba
  • Yabancı
  • Çürük Elmalar Masum Mahkumlar
  • Her Çikolota Yenmez
  • Labirent
  • Kusursuz Cinayet Yoktur

Okuyacağı kitaplar 216 kitap

  • Philo Sophia Loren
  • Covid-19 Önleme ve Tedavi El Kitabı
  • Kırk Ambar 1: Rümuz-ül Edeb
  • Açlık
  • Ten Medeniyeti
  • Bilinçaltı
  • Ağ
  • Dağınık Zihin
  • Sosyoloji Notları ve Konferanslar
  • Bir Dünyanın Eşiğinde

Kütüphanesindekiler 657 kitap

  • Philo Sophia Loren
  • Benim Hüzünlü Orospularım
  • Yol
  • Oyunlarla Yaşayanlar
  • Düşüş
  • Veba
  • Yabancı
  • Çürük Elmalar Masum Mahkumlar
  • Her Çikolota Yenmez
  • Labirent

Beğendiği kitaplar 651 kitap

  • Philo Sophia Loren
  • Benim Hüzünlü Orospularım
  • Yol
  • Oyunlarla Yaşayanlar
  • Düşüş
  • Veba
  • Yabancı
  • Çürük Elmalar Masum Mahkumlar
  • Her Çikolota Yenmez
  • Labirent

Beğendiği yazarlar 254 kitap

  • Gabriel Garcia Marquez
  • Kaan Murat Yanık
  • Malcolm X
  • Ayn Rand
  • Isaac Asimov
  • Homeros
  • Sıtkı Aslanhan
  • Ümit Yaşar Oğuzcan
  • Yunus Emre
  • Ahmed Arif