Her ne kadar son kitabı pek iyi olmasa da Hizmetçi serisinin yazarının diğer kitapları hızlı bir şekilde Türkçe'ye kazandırılıyor...daha doğrusu Türkçeye çevriliyor.
Benim okuduğum 5 kitabına bakarak söyleyecek olursam; bu yazar, psikolojik gerilimin alt türlerinden birinde kendi tarzında at koşturuyor. Bu alt tür içerisinde kolay anlatımlar, konforlu rahat okuyuşlar, fazla derinlikli olmayı amaçlamayan hızlı akışlar ve basit insanlar söz konusu. Orijinal Amazon sitesine girip de bu türde yazan yazarlara baktığımızda sonu gelmek bilmeyen tükenmek bilmeyen hayat boyunca duymayacağınız bir sürü yazarla ve birbirine takip eden birbirine çok yakın konularla dolu kitaplar buluyoruz. Onlar da haklı...çok farklı çok nitelikli bir şey yazsalar ne değişecek ki? Onlar da bu sebeple bir formül ve o formüle bağlı alt formüller, yan formüller, tali yollar bulup aynı yerlerde dolaşa dolaşa benzeri hikayeleri tekrar tekrar anlatıyorlar.
Bu kitabın yazarı da aynı şeyi yapıyor. 3 kitaplık hizmetçi serisinin en azından ilk kitabı hiç de kötü değildi. Bir edebiyat eseri olarak ciddiye alınmayı gerektirmeyecek, kendine ait bir mekânda var olan anlatım tarzıyla yazar yine de güzel bir heyecan yaratmayı başarıyordu açıkçası, en azından tutturduğu kıvam gerçekten güzeldi.
Kilitli Kapı kitabı yazarın formüllerini aynen kullandığı bir eser. Meselesini çok da uzatmak istemeyen, söylemek istediklerini kendisine uygun bir hızla söyleyip finale erişmek peşinde giden bir kitap . Ancak yine de kendi adıma baş karakterimiz nora'nın hayattaki sırrın bu karakterin kişiliğini etkileme biçimi ve bu karakterin kendi geçmişiyle şimdiki zaman arasındaki sıkışıp kalması ve bunun verdiği çaresizlik hissi bence gene de ilgi çekiciydi. Yeni bir şey kesinlikle yok ama zaten yeni bir şey olup ne olacak ki...