Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin
9/10
·464 syf.··
2024 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2024 18:24
Linwood Barclay'den 3. kitabımı okudum. Vedaya Zaman Yok, okuduğum diğer Barclay kitaplarına göre sadece bir tık arkadan geliyor diyebilirim. Yazar, psikolojik gerilim (PG) türünün en azından kendi kulvarında kullandığı klişelerini burada da önümüze sürüyor. Kaza, Issız Ev ve Vedaya Zaman Yok kitaplarında muamma belki bir çok PG kitaplarında olmayan bir kurgu ile karşımıza çıkıyor. Bu türün en çok duyulan isimlerinden olan Harlan Coben'in netflix'teki dizi versiyonlarındaki konuları düşününce Coben ve Barclay sanki aynı mahalledenmiş gibi geliyor bana. İkisi de entrika seviyor anladığım kadarıyla. Coben okumadığım için onu bilemiyorum, ancak Barclay'de gerçekten merak duygusunu doğru yerlerden kaşıyan güzel bir ana muamma bulunuyor her defasında. Bu sefer 14 yaşındaki cynthia, erkek arkadaşıyla uygunsuz şekilde yakalanınca anne ve babasıyla büyük bir kavga ediyor, ardından da öfkeyle odasına gidip sabaha dek uyuyor. sabah kalktığında annesi babası ve erkek kardeşi ortada yok. Umursamadan okula gidiyor ve bu arada öfkesi yatışmaya başlıyor. Eve geri dönerken tek istediği ailesini görmek... ama hiç birini bulamıyor Cynthia. 25 sene boyunca da bulamıyor. Bu fikir hem ilginç hem de güzel. Psikolojik olarak sıradışı olmayan, ama olağan yapısının içerisinde çok da yüzeysel kaçmayan ve yazarın bir çeşit imzası gibi duran bu derinlikten uzak ama sığ olmayı da seçmeyen tarzla Barclay kitabın sonuna dek okurun ilgisini çok doğru şekilde ayakta tutuyor. Üç kitapta da bol bol karakter var. Üç kitapta da suç herkesin hayatına öyle ya da böyle temas etmiş oluyor. Üç kitapta da aile olmak duygusu önemseniyor, ön plâna çıkarılıyor. Üç kitapta da bedeller ödenmiş olsa da iyileşmek, yaraların kapanması için mücadele etmek yaşamanın bir parçası. Barclay karakterlerini dünyanın en
Vedaya Zaman YokLinwood Barclay · Artemis Yayınları · 2018450 okunma
Reklam

Cem

, bir kitap okudu
9/10
·464 syf.··
7 günde okudu
·
2024 20. kitabı
Linwood Barclay
8.4/10 · 450 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2024 00:00
Sonunda Melih Yıldız'ın kitabını okudum:) Biraz zaman aldı okuması; çünkü ne yazık ki biyografilerden gerçekten etkileniyorum. Okuduğumuz yazıların bir kurgu olmadığını bilerek okumak bazen ciddi şekilde sıkıntı yaratabiliyor. Neden? Çünkü bir öykü gibi, hikâye gibi okuyup geçmek haksızlık oluyor, zira insan hayatları gerçek, bu okuduklarımız gerçek. Melih Yıldız'ın kitabında da aynı şey kesinlikle oldu. Bazı karakterlerin hayat öyküleri hem üzücü, hem ürkütücü. Hemen okuyup diğerine geçemedim. Bununla beraber bende derinlere kök salmış okuma tembellikleri de kitabı geç bitirmemdeki ikinci sebep. Kitabı beğendim. Sunay Akın'ın öğrencisi olarak Melih Yıldız, kitabın son çalışmasında teveccühle söz ettiği hocasının gayretini ve izlerini hem sürdüren hem de çoğaltan bir kitap ortaya koyuyor. Sunay Akın okumayalı çok çok uzun seneler oldu, en son bir sahnede izlediğimi hatırlıyorum Sunay Akın'ı. Ancak Aklın Uçurumunda'yı okurken Sunay Akın'ı hatırlamadan edemedim, bunun sebebi üslûbun benzerliği mi yoksa kısaltılmış konsantre biyografi metinlerinin başka türlü yazılamayacak olması mı bilmiyorum. Eğer burada bence yazarın gurur duyacağı şekilde Sunay Akın'a bir öykünme varsa, bu, çok doğru ve güzel bir saygı ifadesi olarak düşünülebilir. Eğer diğer sebep söz konusuysa, o halde biyografi metinlerinin ne şekilde anlatılmasını gerektiğini bilen ve bunu değiştirecek olanlar yine yazarlar... Aklın Uçurumunda kitabında ülkemiz edebiyat, sanat, kültür, bilim insanlarından on üç karakterin zorluklarla geçen hayat hikâyelerini okuyoruz. Buradaki anahtar kelimeler, akıl ve uçurum. 13 karakterin hikâyesinde zorlanan akıllar, büyüyen çoğalan sorunlar, başa çıkılamayan problemler ve bir çok karakterde sonu ölüme vara dağılmalar, yılgınlıklar, pes etmeler söz konusu. Akıl
Aklın UçurumundaMelih Yıldız · Remzi Kitabevi · 202363 okunma
10/10
·440 syf.··
2024 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2024 19:32
Linwood Barclay'in etkileyici kitabı "Kaza"dan sonra yine eski kitaplarından biri olan Issız Ev'i de okumuş durumdayım. Barclay'in ikna edici, gerçekçi anlatıcıları bizleri birbiri içine girip dolanmış yalan, suç, hata ağları içerisinde yalın ve sade hayatlar sürmenin ne kadar da güzel bir şey olduğuna ikna ediyorlar bir yandan da. Bugüne dek hep Harlan Coben'in kitaplarındaki kurguların ne kadar muhteşem olduğuna dair bir çok inceleme, yorum okudum; acaba Barclay de bu tarz bir yazar mı, merak ediyorum; çünkü psikolojik gerilim türünün benim okuduğum örneklerinde az sayıda insan, az sayıda muamma parçası ile bütün kitabı bitirenler oluyordu. Barclay'se çok sade, çok sıradan olaylar arasında dolaşık ağlar; sıradan, alelade suçların dibimize kadar girmiş olabileceğini gösterdiği gibi, çok da yürünmemiş yollardan geçerek yapıyor bunu hem de. "Issız Ev"den çok örneğin "Kaza" kitabında olup bitenleri düşününce hayret etmemek zor. "Issız Ev"de ise yazar daha da katmanlı öyküler kuruyor aslında. "Kaza" kitabından daha da iyi olan ise hem bu çok katmanlı öyküler, hem de her karakterin psikolojik gerilim türünün bütün yüzeysel anlatım tarzı ve klişelerine rağmen yazarın yine de buralarda kendine özgü bir mekân yaratabilmesi, karakterlerini sığlığa teslim etmemeyi başarabilmesi. Barclay'in iki kitabı da iyi dokunmuş, iyi örülmüş kurgularla dolu. Karakterlerimiz hakiki, nitelikli bir edebiyatın talep ettiği derinliklerde yaşayamayacak denli küçük olsalar da asla sığ değiller, ve aslında, ne güzel ki, canlılar da. Bu, benim, hem sevgi, hem takdir hissi duyacağım bir özellik. İkinci kitabı itibarıyle Barclay'i seveceğim psikolojik gerilim yazarları arasına alabilirim. Kitabım çevirisine dairse eleştirilerim var, kitap bir çok yerde nitelikli olmayan bir çeviri ile karşımıza
Issız EvLinwood Barclay · Koridor Yayıncılık · 2018381 okunma