12.02 .2024
Okul dönüşü. Mis gibi çay. Mis gibi bisküvi. Hava yine tam benlik. Bol rüzgâr, her yer gri bulutlar. Arif'i görüyorum, traş olmuş. Bisküvi alırken sakallarım iyi olmuş mu diyor bana. Her yer trajedi, her yer avam. Ağzı içki kokuyor. Ama gözlerinde buğu-kimbilir neredeydi dün akşam. Bu yazdıklarımın hepsi çöpe gidiyor.
Okul dönüşü. Hatırşinas. Çay çok güzel. Bisküvi bitti. Sürekli mama isteyen kediler yok etrafımda- çok mutluyum. Annem evde, koltuğa uzanmış, yüzüne kadar çekmiş yorganı-oysa dün tevbe günüydü ve ben yine çok geç yattım, çok geç. Her yer trajedi, her yer avam.
Bugün daha az deliyim. Melek'in saçlarını kazıtıp seneler boyu üzerinde çok eski ve yünlü bir paltoyla gezişi geldi aklıma. Rahmetli annesi nedime teyze bir gün gizlice o paltoyu çöpe atmıştı da kıyamet kopmuştu evde. Melek için önemliydi o palto. Dersane kapısında dilencilik yaptığı zamanlar geliyor aklıma bir yandan da. Kartal'da girişte iç kısımda bir süpürge dükkanları vardı meleklerin. Rahmetli turgut amca dükkanı hep Melek 'e bırakırdı. Bir tanesi apartmanımızın bahçesinde, şimdi onlarca kedinin ölüsünün uyuduğu bahçemizdeki harç makinesinde parçalanmış eliyle o süpürgeleri tamir ederdi melek. Dükkanın hemen yakınında bir kuaför vardı. Kuaförde esmer bir genç. Melekle iddiasına girmiştik, o çocukla çıkamazsın, çıkarım iddiası. Kaybeden baklava ısmarlayacaktı. Haftalar sonra eski kartal tren istasyonunda akşam üstü yemiştik baklavayı. Melek ısmarlamıştı. Melek..ya da Melü..ya da Melü Jane. 22 sene oldu sen gideli Melek..
Bugün daha az deliyim evet. Düne göre, evvelsi güne göre daha az deliyim. Okulda müdürün odaları değiştirmesi, görünümün güzelleşmesi bir fark yarattı, öğretmen girişindeki koltuklarda oturmayı seviyorum, o kadın seslerinden, gürültüsünden, kahkahalarından