"Kaçışı olmayan ve kurtuluşu bulunmayan süreçtir o. Başa gelecek, bir kez ve tek başına...Belki çok uzak, belki çok yakın. Ne vefasız geçmiş yetişir imdada; ne gelecekten umut kalır. İlâhi Adalet ölümle başlar ve ölümde eşitlenir herkes. Fakir mi zengin mi; Sultan ya kul mu; kadın ya erkek mi; yaşlı mı genç mi?!.. Unutmayalım, bütün çeşmeler ölüme susayanlar içindir..."
Acılarının kaynağı olan şeyin manevi sevincinin kaynağı olduğunu, ayıpladığı, kınadığı ve nefret ettiği zamanlarda çözümlenemez görünen şeyin, bağışladığında ve sevdiğinde basit ve açık bir şey olduğunu hissetmişti birden.