Kuranı Kerim'in hak oluşuna beni ikna eden diğer en sevdiğim delillerden biri de sürekli doğaya, evrene atıfta bulunması ve incelemeye teşvik etmesi yani bilimi öğütlemesi. Şimdi ne var bunda diyebilirsiniz hemen ne var bakalım?
Kurani Kerim'in 4'de 1 bilime teşvik eden ayetlerle doludur. Sürekli şuna bakmaz mısın şunu incelemez misin şunun üzerine düşünmez misiniz diyen ayetler var. Örneğin;
"Peki onlar devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı?" (Gâşiye Suresi 17)
Bakın Kurani Kerimde sadece bakın diye değil NASIL a vurgu vardır. Yani git deveye öyle bön bön bak demez bu deve nasıl deve olmuş bakmazlar mı der? Şimdi Kurani Kerimi Hz.Muhammed uydurmuş olsa hele ki çıkarı için buna benzer 1000 tane ayet Kuranda ne işi var. 7.yy'da Çölde yaşayan ümmi bir adamın devenin nasıl yaratıldığıyla ne işi var, böyle bir ayetle insanları nasıl ikna edecek hâni çıkarı var ya, insanları ikna için daha hevalarına hoş gelen ayetler kullanabilir. Bir de bu ayetler Kuranın evrensel olduğuna delildir çünkü ayetin tam manasıyla ancak bugün bizler devenin NASIL yaratıldığına bakabiliriz. O gün birisi yüzeysel olarak devenin doğuşunu büyüyüşünü görebilir lakin biz bugün atasına kadar bile genetiğini sürebiliriz. Bu ayetler daha çok Kuranın indiği zamandan sonrasına hitap ediyor. Hele ki göğün nasıl kurulduğu, dağın nasıl dikildiği gibi olaylar ancak bizim tarafımızdan tespit edilebilir. Yetim Öksüz kalmış çobanlık yapan ümmi bir insan nedendir ki insanlara gök nasıl kurulmuş bir bak der? Karşısındaki insanlar putperest, düşünün yani puta tapıyorlar, kuraklıkta hayvanların kuyruklarını ateşe veren, kız çocuklarını diri diri gömen bie topluluk yani zeka seviyeleri belli bu topluluk ne anlar deve, gök,
Kuranı Kerim'in hak oluşuna beni ikna eden diğer en sevdiğim delillerden biri de sürekli doğaya, evrene atıfta bulunması ve incelemeye teşvik etmesi yani bilimi öğütlemesi. Şimdi ne var bunda diyebilirsiniz hemen ne var bakalım?
Kurani Kerim'in 4'de 1 bilime teşvik eden ayetlerle doludur. Sürekli şuna bakmaz mısın şunu incelemez misin şunun üzerine düşünmez misiniz diyen ayetler var. Örneğin;
"Peki onlar devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı?" (Gâşiye Suresi 17)
Bakın Kurani Kerimde sadece bakın diye değil NASIL a vurgu vardır. Yani git deveye öyle bön bön bak demez bu deve nasıl deve olmuş bakmazlar mı der? Şimdi Kurani Kerimi Hz.Muhammed uydurmuş olsa hele ki çıkarı için buna benzer 1000 tane ayet Kuranda ne işi var. 7.yy'da Çölde yaşayan ümmi bir adamın devenin nasıl yaratıldığıyla ne işi var, böyle bir ayetle insanları nasıl ikna edecek hâni çıkarı var ya, insanları ikna için daha hevalarına hoş gelen ayetler kullanabilir. Bir de bu ayetler Kuranın evrensel olduğuna delildir çünkü ayetin tam manasıyla ancak bugün bizler devenin NASIL yaratıldığına bakabiliriz. O gün birisi yüzeysel olarak devenin doğuşunu büyüyüşünü görebilir lakin biz bugün atasına kadar bile genetiğini sürebiliriz. Bu ayetler daha çok Kuranın indiği zamandan sonrasına hitap ediyor. Hele ki göğün nasıl kurulduğu, dağın nasıl dikildiği gibi olaylar ancak bizim tarafımızdan tespit edilebilir. Yetim Öksüz kalmış çobanlık yapan ümmi bir insan nedendir ki insanlara gök nasıl kurulmuş bir bak der? Karşısındaki insanlar putperest, düşünün yani puta tapıyorlar, kuraklıkta hayvanların kuyruklarını ateşe veren, kız çocuklarını diri diri gömen bie topluluk yani zeka seviyeleri belli bu topluluk ne anlar deve, gök,
Ama insan, her şeyden önce ve her şeyden daha fazla, 'bu kez iyiler kazansın' istiyor, bu derece de safça, bu derece de toy bir kalple! Bir gün bir "rağmen" adil, özgür ve güzel bir dünya kursun istiyorsun. Dünya gözüyle göreyim istiyorsun.