Varlık yokluk derdini aklından sil;
Bırak öteleri de kendini bil.
Doldur şarabı, geniş bir nefes al:
Kaç nefes alacağın belli değil.
Bir elde kadeh, bir elde Kuran;
Bir helâldir işimiz, bir haram.
Şu yarım yamalak dünyada
Ne tam kâfiriz, ne tam müslüman!
Bir gün gezinti esnasında bir pencereden içeriyi gördü. İçeride içki içen ve sarhoş gibi görünen bir genç vardı. Hazreti Ömer'in celali hepinizin malumu! Kapıyı yıkıp içeri girdi, genci yakasından kavrayıp şöyle söyledi; "Demek benim gözetimim altında iken içiyorsun!?" Genç ise, "Ben bir haram işledim, sen ise üç." diye cevap verdi. Hazreti Ömer bu cevap karşısında şaşırıp kalmıştı.
"Sen neden bahsediyorsun?" deyince genç; "Evvela benim penceremden içeri baktın. Bir Müslümanın mah remiyetine hürmet etmen gerekirdi; içeri bakmamalıydın.
İkincisi, benim içki içtiğim zannında bulundun. Bunu bi lemezdin. Su veya süt içiyor da olabilirdim. Müslümanlar hakkında zanda bulunmamalıydın.
Üçüncüsü, evime benim müsaadem olmadan girdin, bunu da yapmamalıydın. Davet edilmediğin sürece iman eden birinin evine girme. Üç haram fiilde bulundun!" deyince, Hazreti Ömer özür dileyerek genci serbest bıraktı ve oradan ayrıldı.
Devlet reisiydi, "Bak bak, demek senin de ağzın var!" "Gel bakalım benimle, ben sana ne yapacağımı bilirim" diyebilirdi pekala. Ama hayır. Sadece oradan ayrıldı. Aradan birkaç hafta geçti, Hazreti Ömer mescitte hutbe verdiği sırada aynı genç içeri girdi. Hazreti Ömer hutbeyi bitirince genci yanına çağırıp tenhada ona dedi ki; "O vakitten beri hakkında tek bir kötü söz sarf etmedim." Genç; "Ben de o vakitten beri ağzıma bir yudum içki koymadım." diye cevap verdi. İşte tevasi böyle olur. Her ne kadar liderlik poziyonunda olsa da dinlemeye istekli. İçmiş bir genç olsa bile, kimseyi görmezden gelmiyor. Alkol kokan bir gencin öğüdünü tutuyor Hazreti Ömer. Onlar tevasav bi'l-hakk ne demek tam manası ile bildiler.
Sayfa 70 - Timaş Yayınevi Baskı Kasım 2017·Kitabı okudu