Günlerden 2 Ağustos'tu, Korel Erezli bir zehirle kendini öldürmüştü, onunla beraber ben de burada ölmüştüm; yaşamaya devam edecek olan tek şey, benim vücudumdu. Ruhum ise onunla beraber elinde sakladığı, çocukluğundan kalma o bilyeyle uçurumun kenarından atlamıştı.
O papatyalar da solmuştu, biliyordum. Kimse Korel'in mezarına gidip o papatyaları sulamazdı ki.
Korel'in mezarı kupkuruydu, biliyordum; kimse onun mezarına gidip ağlamazdı çünkü o yapayalnızdı.