Dimağımda saklanmış olan derin düşünceleri hayata döndüren yazar Machiavelli; güçlü düşünürler için güçlü bir yaşayan eser bırakmış geriye...
Tek nefeste değil, notlar çıkararak ve tekrar tekrar okunması gereken bir eser, tıpkı Nizâmülmülk'ün Siyasetname'si gibi...
Sebahattin Ali'nin tüm eserlerinde olduğu gibi son ana kadar doymak bilmez bir iştahla okuyacağınız bu romanı bitirip kitabı kapattınızda hissedeceğiniz tek his; sek acı...
Hani bazı filmler vardır ya defalarca izlersin ama hep aynı etkiyi bırakır sende, her seferinde ağlatır. İşte tam olarak öyle bir roman Kürk Mantolu Madonna.
Uzun zamandır okumayı düşünüp sürekli ertelediğim bu eseri okumayı sonlandırdığımda tabiri caizse nefes almadan bitirdiğimi farkettim. Sebahattin Ali'nin muhteşem betimleme yeteneğiyle adeta oradaymışcasına yaşadım her anı, içim acıyarak ve gözler dolu dolu... Tekrar tekrar okunası...
Atsız kitabı öyle bir yazmış ki, okuduğum her sayfada sanki oradaymış gibi yaşadım tüm olayları. Sanki hep orada bir yerlerdeymişim gibi hissettim kendimi. Kelimeleri okurken baktığım sayfalarda sanki bir film gibi izliyordum herşeyi... Öyle heyecanlı, öyle gerçekçi... Var olsun...
Eğer bu kitabı ilkokulda, ortaokulda ya da en kötü lise yıllarımda okumuş ve sindirmiş olsaydım bambaşka bir universite hayatım olurdu, çok daha donanımlı ve ayakları yere çok daha sağlam basan bir vatandaş olurdum çok daha erken yaşlarda. Okuyun, okutun... Hem de defalarca... Hatta öyle ki bu kitap bir ders gibi okullarda işlenilse keşke diye düşünüyorum...