Gençler, bu yazılarım elinize geçerse hatırlayın ki en iyi, en sağlam değişimler zorlamadan meydana gelen, ahlâkın temellerini sağlamlaştıran değişmelerdir.
Çevredeki insanların sahip oldukları cazip gelir ve hayal kurdurur insana. Hayaller “düşünülürken” yani sadece bir “hayal”ken çok çok güzeldir. Hatta bu güzelliği tanımlamak konusunda kelimeler yetersiz kalır. Sahip olunan anda değersizleşiyor ve eski güzelliklerini kaybediyor tüm hayaller.
Kumru mutsuzluğu ve boşluğu sorguladığında; soluğu eskiden kapıcılık yaptıkları dairenin bahçesindeki nar ağacının önünde alıyor. Ağaca, seni unuttuk, kusura bakma? derken; unuttuğu bütün bir geçmişin özürünü diliyor Kumru. Çünkü, kapıcı dairesinde köydekinden farksız yaşadığı günlerde ona köyünü ve oradaki ailesini anımsatan tek şey olmuştur o nar ağacı..