「 Serhat Şahiner 」

“1997 yılının Mart ayında Radikal gazetesi, Pocahontas'ın karton oyuncaklarını verir. Çocuklar, birbirini takip eden günlerde kendilerine sunulan Kızılderili elbiselerini Pocahontas'a giydirirler. Promosyonun son günü, o yıllarda bir İngiliz kadının giydiği elbiseler göze çarpar. Böylelikle, beyaz adamın Kızılderilileri yaşam biçimlerinden, geleneklerinden ve kültürlerinden uzaklaştırma oyunlarına küçük saf eller de alet edilir! Eduardo Galeano, Walt Disney'in çizgi filmlerini şöyle tanımlar: "Kapitalizmin hayvanat bahçesi..." ”
Sayfa 30 - Çınar Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
“ "Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Keskin demir silahları ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler." İşte, beyaz adam ile Kızılderililer arasındaki ilk kan, Kızılderililerin insan öldürmeye yarayan silahları tanımamış olduklarından dolayı akmıştır. Kolomb gözlemlerini günlüğüne aktarmaya şöyle devam eder: "Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar, ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmeyi bilmiyorlar. Hiç silahları yok." Kızılderililerin yalnızca av silahları vardı. Militarizmi bilmedikleri için de, insan öldürmeye yarayan hiçbir silah üretmemişlerdi.”
Sayfa 11 - Çınar Yayınları·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma
"Edebiyatın inşa süreci toplumun yapısal değişimiyle iç içe gelişir. Biri ötekinin önüne geçemez. Bunu popüler edebiyatla karıştırmamak gerek. Yazarın halklaşması tarihsel bir süreçtir. Toplumsal yapıdaki değişmeler, büyük dönüşümleri yaratmaya yöneldikçe edebiyat kendi alanında ister istemez kabuk değiştirip o geçiş/dönüşüm döneminin yazarını da var edecektir."
Sayfa 128 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Edebiyat
FARKLI ZAMANLARDA VE FARKLI YERLERDE
9/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 16:44
Filozof kral veya imparator olarak adını daha önce duyduğum Marcus Aurelius ile ilk fiziksel tanışmam Antalya Nekropol Müzesi'nde oldu. Doğu Garajı bölgesindeki eski turizm çarşısının olduğu yere alışveriş merkezi yapmak için kazı çalışması yapılınca ortaya çıkan Roma mezarlığı ve yerleşimleri, alışveriş merkezi planının değişmesine sebep olarak binanın alt katı kazı yerinden çıkan tarihi eserlerin sergilendiği bir müze, üstleri ise hem tiyatro salonu hem de alışveriş merkezi yapıldı. İşte Aurelius'la orada karşılaştım. Müzeyi gezmeye başlamıştım ki birden şu sözüyle karşıma çıktı: "Kendinizi ölü olarak düşünün. Hayatınızı yaşadınız. Şimdi, geriye kalanı alın ve onu düzgün bir şekilde yaşayın. Işığını yansıtmayan şey kendi karanlığını yaratır." Bu sözü okuduktan sonra, 2000 yıl önce yaşamış bu düşünürün, kendinden öncekilerden neler aldığını ve kendisinden neler paylaştığını çok merak ettim. Farklı bir zamanda ve farklı bir yerde tekrar karşılaştım: Müzede öğüdünü okuduktan yaklaşık bir yıl sonra Cam Piramit'teki kitap fuarında bu eserini görünce de okumak için fırsatı kaçırmadım. Stoacılığı benimsemiş olan Aurelius, bu kitabı sefer sırasında parça parça yazmış. Aslında kendisine verdiği öğütler olarak yazsa da şimdi bile ders alınacak çok sözü var. Farklı zamanlarda ve farklı yerlerde yazılmış sözlerden oluşan bu eserde kısa cümleler de var uzun paragraflar da. Ama hepsi hayata bir pencere açan, düşüncelere farklı açılar katan yazılar. Aynı yazıldığı gibi; farklı zamanlarda ve farklı yerlerde defalarca okunması gerekir.
Edebiyat
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
"Behçet Necatigil gibi Yılmaz Güney de kovboy filmlerinde adalet dağıtıldığını sanır. Ezilen, sömürülen Anadolu insanına kovboy kıyafetleriyle taşır adaleti. Oysa Anadolu insanı kovboy değil, Kızılderili'dir. Şair de, sinemacı da aynı yanılgıya düşmüşlerdir."
Sayfa 24 - Çınar Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam