“Stoacılar Felsefeyi üçe ayırır: Mantık, Fizik ve Ahlak. Stoacılara göre felsefe yaşayan bir canlıdır. Mantık, bu canlının kemiklerini ve sinirlerini, Fizik etli bölgelerini, ahlaksa ruhunu oluşturur. Stoacılar bunlar arasındaki ilişkiyi şöyle ifade eder: "En üstün iyi (Summum bonum), erdemdir; erdem, doğayla uyumlu yaşamaktır (to homologoumenon têi physei zên), doğayla uyumlu yaşama, doğanın doğru bilgisini edinmekle mümkündür. Bu bilgiye de belirli bir yöntemle ya da bir ölçütle ulaşılır. İyinin bilimi ahlaktır. Doğanın bilimi fiziktir. Bilginin ölçütü ise mantıktır." Fakat biri olmadan hiçbiri tam olarak görevini yerine getiremez.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sonuçta hipofiz havada asılı duran bir şey değil. Sonuçta onu bir köpeğin beynine naklettik. Yerine oturması için zaman tanımak zorundasınız. Şarikov şu anda sadece köpek davranışlarının izlerini ortaya koyuyor ve kedilerle uğraşmak onun en iyi bildiği iş. İşin daha korkuncu onda artık bir köpek değil, insan kalbi var. Doğada var olanların en beteri!"
"Uzun lafın kısası, hipofiz insanların gerçek yüzünü ortaya koyan kapalı bir odadır. Bir lütuf!.. Evrensel bir şey değil, kişiye özel. Beynin bir minyatürü."
"Doktor, insanoğlu kendine yetebilir ve evrimsel düzen içinde her yıl yığınla kirliliğin içinden sabırla seçerek yerküreyi süsleyen düzinelerce dâhi yaratır."