Gençlerin bugün zaman zaman delicesine kork tukları görücü usulüyle evlendim. Çoğu saçmalıktan ibaret filmlerin etkisinde kalınıp, bir evlilik için en sağlıklı başlangıç biçimi olan bu yaklaşımdan kaçınılması zannımca artık aşılması gereken bir mefhumdur.Görücü usulü deniyor ama ben evleneceği insanı görmeyen görmedim. Yani sen görmeden evlendiriyorlar falan filan...Yalan! Hepsi uydurma! Ben gördüm! Görücü usulünde, görmek esastır.
Hatta senin görmediklerini, göremeyeceklerini görebilen gözler vardır. Mesela benim evliliğimde, annemin babamın ellişer seneden 100 sene, hanımın anne babasının yine ellişerden 100 sene, toplam 200 senelik tecrübeyle meseleye yaklaşan gözleri var. Bun dan daha güzel bir görme olabilir mi? Bu dört insan, kafa kafaya verip, kendi öz evlatlarına tuzak kuracak değiller! Düşman mı bunlar?
Onlar ne yaptıklarını biliyorlardı. Biz de o tecrübeye itimatla çıktık yola.
Günümüz gençleri, ne yazık ki, anne, babalarına, büyüklerine güvenmiyor, kararı ben veririm diyor. Karar verirken de, tabiri caizse kendi "görücü usulü" kurallarını uygulamaya koyuyorlar.
Güzellik diyor delikanlı... Nerede gördün? Pas tanede, kafede. Günün tam ortasında, saç baş yapılı, makyaj, parfüm desen tam! A canım kardeşim, o kadar süse kimi olsa beğenirsin. Ben bile şahane görünürüm o şekilde. Gel sabah 5'de gör bakalım bir de!
Bakınız, burada altını çizerek ifade ediyorum: Hissi ve nefsi işlerin sonu hüsrandır!