- Tanrı'ya inanır mısın?
- HAYIR
- O zaman ateist misin?
- evet ateistim
- Allah'a inanır mısın?
- HAYIR
- Zeus'a inanıyor musun?
- HAYIR
- Odin'e inanıyor musun?
- HAYIR
- Peki ya Vishnu?
- HAYIR
Tanrı'ya ne derseniz deyin, cevap her zaman hayır olacaktır.
Bugün bir makaleden bahsetmek istiyorum, makalenin yazarı, Northern Colorado Üniversitesi'nde profesör olan kültürel antropolog Jack David Eller'dir Makale başlığı:
"Ateizm Küresel Ateizmdir"
Yazarın da belirttiği gibi, bu makalenin amacı ateizmi marjinalize etmek değil, ateizm felsefesini araştırmaktır.
Yazar, makalesinde ateizmi şöyle açıklıyor:
1. Bazı toplumlarda tanrı kavramı hiç yoktur ;mesela Avustralya'nın Warlpiri yerlilerinde "Tanrı" yerine "jukurrpa" denilen kavramları vardır.Hayatlarında "tanrı, yaratıcı" kelimesini hiç duymamış insanlar- bu kişiler "doğuştan ateist"tir.
2. Hakiki ateistler -bu ateistler- "tanrı kavramı" olan bir toplumda doğmuşlar, fakat araştırdıktan sonra o toplumda kabul gören tanrıyı reddetmişler ve ateist olmuşlar, yani sonradan ateizmi kazanmışlardır.
Öyle görünüyor ki, bazı toplumlarda insanlar "inançsız" doğuyor, bazı toplumlarda ise sonradan tanrıları inkar etmekle ortaya çıkıyor.
Daha detaylı anlamamız için yazar burada bir benzetme yapıyor, düşünün ki sigaranın keşfedilmediği bir toplum var yani bu insanlar sigara içmiyor, ikinci durumda da sigaranın keşfedildiğini hayal edin, bu toplumda ,sigara içmeyenler kendi iradeleriyle ya sigarayı atmışlar ,ya da henüz sigara içmeye başlamamışlar.
Birinci örnekteki sigara içmeyenlerle (sigaranın ne olduğunu bilmeseler bile) ikinci örnekteki kendi iradeleriyle içmeyi reddedenler arasında "materyalist ve akılcı bir fark" var mıdır?
Aynı soru, inançsız ve tanrısız bir toplumda doğan bir inançsız ile daha sonra tanrıları reddeden bir