"Seni seviyorum ama isterdim ki bu senin karnını doyursun,
yaranı onarsın, üstünü örtsün,
hiç olmadı bir cam pencere açsın,
içine su serpsin, sırtın okşansın ve sen uyurken etrafa göz kulak olsun.
Oysa hiç bir şey yapmıyor.
Yani seviyorum ama bunun bu kadar oluşu beni kırıyor."
Öldürdün artık nabzımı yoklama
Sen gitsen de üstüne gül koklamam
Çok zor ama yakındır kendimi toplamam
Ben de böyle şanssız bir kulum
Bari bu gece sabrımı zorlama
Gelirim biliyorsun nedenini sormadan
Gözünün rengi yansımış bulutlara
Öldürdün artık nabzımı yoklama
🎶🎶
Yıllar yârlardan, yârlar yıllardan vefasız. Kara baht bir kasırga gibi. Bu ne baş döndürücü iş? Geceler günleri, günler geceleri kovalıyor; cefalar cefaları kolluyor. Saçlarımızda aklar akları, alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor. Kadere boyun eğmek güç, isyan tehlikeli, felek hiç acımayacak mı?
Heyhat, aziz dost, onu döndüren kara bahtın kasırgası…