Rüzgar yükseliyor ve beraberinde bin sayfalık bir kitabı getiriyor, yüzüme esiyor, başımın etrafında sayfaları birbirine vuruyor; sayfalar tenime çarparken ellerimi kaldırıp onları uzaklaştırıyorum. Kağıtlar vücudumu keserken acıdan çığlık atmaya çalışıyorum ama sesim çıkmıyor ve sayfalara bakarken yavaşlayıp havada duruveriyorlar, etraflarında şöyle bir dönüp kendi kendilerini katlıyor ve aynı benim onun için yaptığım gibi turnalara dönüşüyorlar.
Bir şeyin olması gereken biçimiyle olduğu biçim hiçbir zaman aynı değildir. Dünya yaşanması güç bir yerdir. İnsanı umursamaz. Senden benden nefret etmez ama bizi sevmez de. Dünyada korkunç şeyler olur, kimsenin açıklayamayacağı şeyler. İyi insanlar kötü biçimlerde ölürler ve kendilerini seven insanları yapayalnız bırakırlar. Kimi zaman kötü insanların sağlıklı yaşadıklarını ve zenginliğe kavuştuklarını sanırsın.
Dünya seni sevmiyor ama biz seviyoruz.
Ama ilerlemeye de çalış. Bu acımasız dünyada görevin budur. Sevgini yaşatmak ve ne olursa olsun yoluna devam etmek.