İnsan hep bir gün çok mutlu olacağına inanır. Şimdi değildir , henüz değildir ama bir gün muhakkak, hak edilen o mutluluk gelip kendisini bulacaktır. Gelecekte muğlak bir takvim yaprağına mühürlenmiş o günü, ufak tefek engellerin ayak altından çekileceği münasip bir zamana erteler durur insan. Okulu bitirince, işe girince, evlenince, çocuklar büyü-yünce... Sonra genellikle o gün gelemeden de ölür.
Hesabı yanlış yaptığını ölmeden kısa zaman önce anlar
aslında. Omrünün, adına yaşlılık denen o buruk zamanında.
Hem bekleyerek geçen yıllarına hem de artık gelemeyecek.
"Aşk bazen insanı iyileştirir, bazen yaralar ama asla yüzeyde kalmaz. Sevgi, kişinin kendi yaralarını başkasında iyileştirmeye çalışmasıyla başlar. İnsan ne kadar çok severse, o kadar çok incinme ihtimali taşır. Fakat acıya rağmen yeniden sevmek cesaret ister. Ask, insanın kendinden bir parça verdigi tek gerçek alışveriştir."