Refah içinde yaşayan ancak hep bir sis içinde olduğunu düşünen Augusto’nun,köpeği Orpheus ve kendini “mistik, kuramsal anarşist” olarak niteleyen enişte ile yaptığı konuşmalarla hayatı , varlığı sorguladığı bir kitap Sis. Bu konuşmalar sonunda içinde bulunduğu sisten kurtulduğunu hisseder çünkü Augusto bir roman kahramanı olduğunu ve yaratıcısının/okurun ruhu kadar bir ruha sahip olduğunu anlar. “Evet beyefendi ben bir anarşistim, mistik bir anarşistim ama kuramsal olarak, bunu iyi anlayın kuramsal olarak. Korkma dostum, - bunu söylerken elini nazik biçimde Augusto’un diz kapağının üzerine koydu- bomba atmam. Benim anarşizmim sırf tinsel. Çünkü dostum hemen hemen her şey hakkında kendime özgü düşüncelerim var.” “Bir dram, bir roman ya da birnovelle kahramanının ruhu ancak onu yaratanın ruhu kadardır, evet yazarın ruhu kadar. Hayır okurun…”. “Hayır, yalnızca kurgusal bir yaratık olarak varsın, sen yalnızca benim fantezimin ürünüsün, zavallı Augustocuğum, benim yazdığım senin sözde serüvenlerini ve talihsizliklerini yazdığım öyküyü okuyan benim okurlarımın ürünüsün; sen yalnızca bir roman ta da novelle- ne dersen de- kişisin. Böylece artık yaşamın gizemini öğrenmiş oldun. “. “Gerçekten var olmadığım doğru olabilir mi? diye soruyordu kendine. Yalnızca kendi fantezisinin ürünü , gerçek bir kurgu yaratığı olduğumu söylerken haklı olabilir mi”.