Leyla Yolalan

Çöl Çiçeği
Puan vermedi·256 syf.··
2025 10. kitabı
WARİS, çöl çiçeği demekmiş. Kızına böylesi güzel bir ad veren bir ailenin, ona yaptığı işkenceleri sinirlerinize ve gözyaşlarınıza hakim olmadan okumanız mümkün değil. Önce sadece beş yaşındayken saçma sapan bir nedenle, çocuğu insanlık dışı yöntemle sünnet ederler. Ablasını da bu müdahale sonrasında kaybeden küçük kız enfeksiyon sebebiyle ölüm tehlikesi geçirir. Sonrasında cinsel tacizler başlar ve sadece on iki yaşında iken altmışlarında bir adamla evlendirilmek istenir. İnsanlıkdışı muamelelere maruz kalan küçük kızın tek çaresi kaçmaktır. Ve bundan sonra büyük bir hayat mücadelesinin içinde bulur kendini. Çöl Çiçeği, Somalili model Waris Dirie’nin hayatını anlatan bir roman. Gerçek bir hayat hikayesi. WARİS, bu mücadeleyi kazanarak Viyana’da Çöl Çiçekleri Vakfı’nı kurar ve kadın sünneti ile mücadele eden bir insan hakları aktivisti olarak çalışmalar yapar.
Roman
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Korkuyu Beklerken
Puan vermedi·202 syf.··
2025 11. kitabı
Korkuyu Beklerken, edebiyatımızda postmodernizmin en önemli temsilcilerinden olan Oğuz Atay’ın mutlaka okunması gereken kitabı. Kitapta toplam sekiz öykü var. Öykülerdeki kahramanlar genellikle toplumdan uzaklaşıp iç dünyalarına çekilen insanlar. “Tutunmaya” çalışan ama bazan “tutunamayan” insanlar.Bu bakımdan Beyaz Mantolu Adam öyküsündeki, herkes için farklı değerleri temsil eden beyaz mantosuyla intihar eden kahraman çok etkileyiciydi. Kitaba adını veren Korkuyu Beklerken öyküsünde, korkuları ile yüzleşen bir insanın hayatının nasıl altüst olduğunu okuyoruz. Sıradan,endişeli bir hayatı olan kahraman, tüm yaşantısını etkileyen bir mektup alır… Öyle bir an gelir ki mektubun sebep olduğu korkular onu evden dışarı çıkamaz hale getirir. Sıradan, endişeli hayatını bile özler hale gelir. Kapının kilidini iki kere çeviren, yürürken attığı her adımda düşünecek bir şeyler bulan adam aslında birçoğumuzun da korkularını gösteriyor öykü boyunca. Kahramanın ayrıntılarda boğulması, iç konuşmaları, yaşadıklarına dayanamayıp isyan etmesi ve sonunda başarısız olduğunu kabul etmesi Oğuz Atay’ın muhteşem üslubuyla çok canlı bir şekilde tasvir edilmiş.
1000Kitap
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Küller
Puan vermedi·112 syf.··
2025 12. kitabı
Küller, on yedi kısa öyküden oluşuyor.Kitap botanik bilimci Leyla’nın “baz istasyonları” ndan uzak olan bahçesindeki çiçeklerin güzelliğini anlatan Bahçe öyküsüyle başlıyor. Semrin Şahin ‘in doğaya ve hayvanlara karşı duyarlılığını birçok öyküde görüyoruz. Öykülerdeki kahramanlar zor şartlarda, sıkıntı içinde yaşayan insanlar. Yazar, Küller’de toplumsal sorunlara duyarlı, güncel problemlere parmak basan özgün bir kurguyla okura sesleniyor. Kitapta en fazla dikkatimi çeken üç öykü sırasıyla; savaşın zulmünden kaçarken minik Bewar’ı kaybeden ailenin yaşadıklarını anlatan Kaçış,”annesinin soyu başka olduğu için sevilmeyen” küçük bir çocuğun gözünden insanların vahşiliğinin anlatıldığı Küller , gelmesinler diye çekirgelere çocuklarının gözlerini sunan bir toplumun anlatıldığı distopik özellikler gösteren Başka Bir Şehir oldu.
Roman
KüllerSemrin Şahin · İthaki Yayınları · 202318 okunma
Sis
Puan vermedi·240 syf.··
2025 13. kitabı
Refah içinde yaşayan ancak hep bir sis içinde olduğunu düşünen Augusto’nun,köpeği Orpheus ve kendini “mistik, kuramsal anarşist” olarak niteleyen enişte ile yaptığı konuşmalarla hayatı , varlığı sorguladığı bir kitap Sis. Bu konuşmalar sonunda içinde bulunduğu sisten kurtulduğunu hisseder çünkü Augusto bir roman kahramanı olduğunu ve yaratıcısının/okurun ruhu kadar bir ruha sahip olduğunu anlar. “Evet beyefendi ben bir anarşistim, mistik bir anarşistim ama kuramsal olarak, bunu iyi anlayın kuramsal olarak. Korkma dostum, - bunu söylerken elini nazik biçimde Augusto’un diz kapağının üzerine koydu- bomba atmam. Benim anarşizmim sırf tinsel. Çünkü dostum hemen hemen her şey hakkında kendime özgü düşüncelerim var.” “Bir dram, bir roman ya da birnovelle kahramanının ruhu ancak onu yaratanın ruhu kadardır, evet yazarın ruhu kadar. Hayır okurun…”. “Hayır, yalnızca kurgusal bir yaratık olarak varsın, sen yalnızca benim fantezimin ürünüsün, zavallı Augustocuğum, benim yazdığım senin sözde serüvenlerini ve talihsizliklerini yazdığım öyküyü okuyan benim okurlarımın ürünüsün; sen yalnızca bir roman ta da novelle- ne dersen de- kişisin. Böylece artık yaşamın gizemini öğrenmiş oldun. “. “Gerçekten var olmadığım doğru olabilir mi? diye soruyordu kendine. Yalnızca kendi fantezisinin ürünü , gerçek bir kurgu yaratığı olduğumu söylerken haklı olabilir mi”.
Roman
SisMiguel de Unamuno · Can Yayınları · 20166bin okunma
Koku
Puan vermedi·264 syf.··
2025 15. kitabı
Son sayfasını okuyup kitabı kapattığımda uzunca bir süre beni düşündüren bir roman oldu Koku. Sıra dışı kurgusuyla okuru çeken Koku, postmodern ögeler barındıran polisiye ve fantastik bir roman ayrıca. Romanda “ koku” kavramı o kadar başarılı tasvir edilmiş ki okur ilk bölümde anlatılan balık pazarının kokusunu hissedebilir. Roman, Paris’te bis kokulu bir balık pazarında başlar. Berbat bir ortamda dünyaya gelen Greneuille, annesi ölünce bakıcı ailelerin yanında aşağılanarak, dışlanarak büyür. Bu durum iyice yalnızlaştırır onu ve bunun sonucunda tüm odak noktası “ koku alma duyusu” olur. Kokular onun için bir yere, bir şeye ait olmaktır. Ancak kendi kokusu yoktur. Bu onu daha da büyük bir bunalıma sürükler. Sonunda kızıl saçlı kadınlara ve onların kokularına tutku derecesinde bağlı olduğunu fark eder. Ve onları öldürerek kokularını şişelere hapsetmeyi öğrenir. Gerçek üstü sınırların zorlandığı bu sürükleyici roman şimdiye kadar otuz üç dile çevrilmiş,aynı zamanda sinemaya da aktarılmış.
Roman
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma