Yüzyıllar, bin yıllar geçti dünya kurulalı, ama insanlar hala belirsiz bir yatına inanarak çocuk yapıyorlar, çocuklarının kendilerinden daha iyi bir yaşam süreceğini umarak.
Yeni bir hayatla ne mi demek istedim? Biz eskiden kentte yaşardık. Şimdi uzaktan bakınca, kent hayatını şöyle bir düşününce, diyorum ki, herkes hapı yutmuş. Neyse ki, kimse sezinlemiyor bunu. Hapı yuttuğunuzun farkında olmadıkça her şey iyi ve güzel. Bir an kuşku duyarsanız kendiniz çalışmaya verirsiniz, para kazanmakla avunursunuz, televizyon seyreder, içki sigara içersiniz. Vöylece tüm korkularınız bastırısınız. Bastırdığınızı sanırsınız.
Ahmak her zaman ahmaktır ve ruhsuz bir hödük sonsuza dek ruhsuz bir hödük olarak kalır, isterse cennette çevresini huriler sarsın. ‘En büyük mutluluk, kişiliktir.’
Belki de kandırdın kendini bu kadar zaman.
Sevmek, feda etmektir sandın.
Sevmek, az olmaktır sandın.
Şimdi yeni bir yol var senin için.
Yeni bir sevme yolu keşfetmenin.
Belki de fedakarlık değildir sevmek.
Belki de sevmek, kendinden ödün vermek değildir.
Sevmek, herkesle iyi, herkese iyi olmak değildir.