Bu tür kitablar yorucu olsa da sonda ulaşdığım anlam tüm yorğunluğu götürür
The Collector- görünüşe ibadet eden bir dünyanın tenqididir
bu kitabda yalnız görünene deyer verilen bir reallığın içinde nefes almaya çalışan bir monoloq görürüz
Yazar burada mesaj verir eslinde- herkesin içinde bir Emma Woodhouse var-her zaman haqlı hiss eden lakin sehvlerini de qebul eden eyni zamanda kimsenin müdahile etmesini istemeyen kişilik.
Kapı bir çeşit yapay kutu gibi-sanatın derinliye düşmeden sethde ilişib qalması - açılan lakin heç bir yere varamayan bir çıxış yolu anlamını verir.-
Sanat her zaman görselliyin arxasınca qaçmamalıdır- kitabdakı bahçeye açılan kapı alıntısı-sadece cazibar olanın yeterli olmadığını eksine sanatta ruhu- qaranlığı- sükutun içindeki sesi- aramanın vacibliyini vurğulayır-sen sadece rengleri görürsense demek ki sanatı derk etmemisen-
Gözelliyi çeken çoxdur ama kim o bahçenin içindeki qaranlığı rengleye bilir?- düşünürsen burada,,,
Duyğusal mı oluyorum yoksa kederli?Her şeyden o kadar uzağım ki,?- bu alıntıda görünen duyğusallıqla kederin bir ferqinin olmaması-bir nöqteden sonra hissler de bulanıqlaşır niye
Çünkü sen ne aydınlıqdasan ne deki istediyin yerde
Sevmek portreti boyamaqdan ibaret deyil- ona heyat vermekdir
Gerçek bir uzman olmak gerekirdi değer biçebilmek için-ben başımı alıp kelebeklerin peşine düşdüm- bu alıntıda kelebek güzellik ve qısaömürlülüğü tebliğ edir o kelebekleri kolleksiya ettiyi gibi insanı da konrtöl etmek heyatında bir obyekte çevirmek isteyir
Romanda görünenler budur -sahib olma arzusu,özgürlük ve tutsaklık;
,estetik sanat ve bireysel deyerler-güç ilişkisi;
Kitap eslinde dünyanın çöküşünü- moderin toplumda içsel boşluğu- sarsılmış deyerleri göz önüne serir
Ve eyni zamanda
Sözlerle resim çekmek - bu derinlikle bağlıdır-