ays

ays
@Supangle
Burası benim krallığım.

ays

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
45 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 23:38
·
2026 3. kitabı
Muriel Barbery
7.9/10 · 9,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sizi mutlu etmeyecek on şey
Sizi Mutlu Etmeyecek On Şey Olmadığınız biri olmaya çalışmak. Geçmişteki, değiştirilemeyecek şeyleri değiştirmeyi istemek. Acınızı, acının kaynağı olmayan insanlardan çıkarmak. Daha fazla acıya neden olan şeyler yaparak acınızı unutmaya çalışmak. Kendinizi affedememek. Kendilerini bile anlayamayan insanlardan sizi anlamalarını beklemek. Mutluluğun ancak her şeyi başardıktan sonra ulaşılacak bir hedef olduğunu varsaymak. Temelinde öngörülemezliğin yattığı bir evrende her şeyi kontrol etmeye çalışmak. Acı veren anlardan kaçarak anda yaşamaktan ve hoşnut olmaktan kaçınmak. Mutlu olmak zorunda olduğunuz inancı.
Alan Watts, bize geleceğin doğasında bilinmezlik olduğunu hatırlatmıştı: “Eğer garanti bir gelecek olmadan mutlu yaşayamıyorsak, ne kadar plan yaparsak yapalım kazaların da olacağı, sonunda ölümün bulunduğu sonlu bir dünyada yaşamaya uyum sağlayamamışız demektir.”
Ânın tadını çıkarmamızı engelleyen en büyük etkenlerden biri -ben dahil - coğumuzun iş bitirici olması. Öylece oturup yalnizca var olmanın tadını çıkaramayız çünkü bir dolu bitirilmemiş iş var. Cevaplanmamış e-postalar, ödenmemiş faturalar, ulaşılamamış hedefler… Yapılacak bunca şey varken nasıl sadece olabiliriz ki? Hepimiz için ulaşılması en zor hayal, yaşanmamış hayallerimizin bize işkence etmediği bir noktaya varabilme hayalidir. Dağınıklıkla baş edebilmek ve insan olarak yaşarken bir şeylerin hep dağınık kalacağını kabul edebilmek… Bütünleşmemişliğimize rağmen bir bütün olabilmek. Anlamlarımızın ve tutkularımızın zincirinden; kendimizi başkalarıyla kıyaslayıp durmaktan ve dönüşmek zorunda olduğumuzu sandığımız insan tiplerini model almaktan kurtulabilmek… Anı, peşimizde sürüklediğimiz bagajlar olmadan karşılayabilmek ve zamanın kendisi gibi özgürce var olabilmek.
Bu insanların öfkesine maruz kalanlar, belki de başka bir şey söyleyemedikleri için, “Özünde iyi biri,” diye tarif ederler onları. Oysa “özünde” iyi olmak yeterli değildir. İyilik başka insanları da ilgilendiren bir şeydir. İlişkisel bir şeydir. Öyle evinizde tek başına duvarlara bakarak “iyi biri” olamazsınız. Önemli olan, bir ilişkinin içindeyken iyi kalmayı başarıp başaramadığınızdır. Onun içindir ki, Angel gibiler belki de en “kötü” insanlardır. Değil mi ki, bomboş dünyalarında meleksi hayaller kurmakla kalmayıp tepemize yargıç kesilmişler ve bize iyi olanı vaaz etmişlerdir.