İdam mahkumu!
Tamam, neden olmasın?İnsanların,içinde işe yarayan tek şeyin şu cümle olduğu bir kitap okuduğumu hatırlıyorum,insanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar.O halde durumumda nasıl bir değişiklik oldu ki?
Hakkımda verilen karar açıklandığından beri,uzun bir hayata hazırlanan kaç kişi öldü!Genç,özgür ve sağlıklıyken, kafamın Greve meydanı'na düşeceği günü göreceklerini sanan kaç kişi benden önce öldü!Şu an açık havada özgürce nefes alıp veren,keyiflerince dolaşan kaç kişi benden önce ölecek!
Önce kelime vardı,kelimeden önce de yalnızlık vardı.Ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık.Kelimenin bittiği yerde başladı.Kelimeler, yalnızlığı unutturdu ve Yalnızlık, kelime ile birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe,Yalnızlık büyüdü dayanılmaz oldu
"Ben sana bütün hayatımı, hakiki anlamda ilk defa seni tanıdığım gün başlamış olan o hayatı anlatmak istiyorum.Ondan önce yalnızca bulanık ve karışık bir şeyler vardı hatırlama çabaları ile asla derinine inilmeyen bir şeyler,belki toz tutmuş,örümcek ağları ile örülmüş,karanlık yüreğimde hiçbirinin bilgisi bulunmayan nesnelerle ve insanlarla dolu herhangi bir mahzen..."