2022 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Annie Ernaux’nun en dikkat çekici kitaplarından biri Boş Dolaplar. İlk başta kitabın adı neden Boş Dolaplar diye düşündüm. Sanırım bunu, kitabın birkaç sayfasını okuyan herkes düşünmüştür. Kitabın girişinde kitabın adına gönderme yaparcasına bir epigraf bulunuyor:
‘‘Sahte hazineler sakladım boş dolaplarda
Beyhude bir gemi taşıyor çocukluğumu içimdeki sıkıntıya
Oyunlarımı yorgunluğa.’’
Fransız şair Paul Eluard’a ait bu dizeler, kitabın adının nereden geldiğini gösteriyor. Eluard, Dadaizm akımının etkisinde olan bir şair. Kendisi daha sonraları gerçeküstü anlayışa kaymış. Bu şiir bu kadar mı, yoksa şiirin içinden sadece bir bölüm mü açıkçası bulamadım. Sadece başına eklenen bir bölüm buldum: ‘‘Ne kaldı geriye kendime dair söylediklerimden...’’ Evet, bu hâliyle şiiri yorumlamak zor olsa gerek. Kaldı ki Dadaist bir şair söz konusuysa yorumlaması daha da güç.
Bu dizeler bana çocukluk anıları ve oyunları, pişmanlıklar, değersiz şeylere yüklenen büyük anlamlar gibi çağrışımlar yaptı. Hepsini bir araya getirmek zor fakat romanın başkahramanı Denise Lesur’un hayatına bakınca sanki bu dizelerden anlamlı bir bütün oluşturmak mümkün. Bir yapbozun parçaları gibi, Denise’in çocukluk anıları, sorgulamaları, nefreti, sevgisi, bocalaması sanki boş dolaplarda sakladığı sahte hazineler gibi. O boş dolap metaforu okurda ciddi bir soru işareti oluşturuyor. Denise’in boş dolabındaki sahte hazineler neydi? Belki nefretiydi, belki okulla ev arasında yaşadığı bocalamalar, belki de bizim bilmediğimiz bambaşka bir şey.
Roman, Denise’in anlatımıyla monolog şeklinde gidiyor. Gayet net, çarpıcı, kısa ifadelerin ağırlıklı olduğu bir anlatım tarzı var. Kitabın ilk