Türk Edebiyatı Klasikleri - 84

Aygır Fatma

Osman Cemal Kaygılı
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Tesadüfler Silsilesi Bir Roman
7/10
·152 syf.··
2024 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 19:52
Aygır Fatma, ilk kez 1936 yılında Son Posta gazetesinde tefrika edilmiş bir roman. Dili oldukça anlaşılır olmakla birlikte yazarın zaman zaman kullandığı sokak ağzı, argo ifadeler romana renk katmış. Osman Cemal Kaygılı, belki döneminin belli başlı yazarları kadar sükse yapmamış fakat kendisinin çok iyi bir gözlemci olduğunu yazdıklarından çıkarmak mümkün. Üslubu ve anlayışı bana hep Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı anımsatıyor. Gürpınar gibi halkı anlatan, her kesimden insana eserlerinde yer veren, üslup bakımından da kıvrak, akıcı, bolca diyalog kullanan, yerel söyleyişleri sıklıkla tercih eden bir isim. Romanın konusuna uzun uzun yer vermeyeceğim. Kitabın arka kapağında özeti mevcut. Kitap özellikle ismiyle dikkat çekiyor. Mizahi bir şeyler olabilir hissi veren bir ada sahip olsa da durum pek öyle değil. Yer yer acıklı, halkın içinden bir aşk hikâyesi diyebiliriz. Romanın zaman aralığı 1880’lerin sonundan, tahminen 1920’lere kadar uzanır. Özellikle zamana dair bir bilgi göremesek de başkahramanımız Hasan’ın İkinci Meşrutiyet’in ilanında yaşadığı bazı olaylar esnasında yaşı da verilir. Buradan hareketle olayların zaman aralığını tespit edebiliyoruz. Bahsi geçen dönemin İstanbul’unda, Hasan’ın çocukluğunda bir bayram yerinde yaşadığı macerayla roman başlar. O bayram yerinde yaşanan macera, aslında Hasan’ın tüm hayatına etki edecek, onun yolunu çizecektir. Fakat kendisi bunun hiç farkında değildir. Hasan’ın çocukluğuna ve gençliğine yoğunlaşan romanda birçok tesadüf yaşanır. Roman baştan sona bir tesadüfler zinciri desek sanırım yanlış olmaz. 6-7 yaşlarında yaşadığı macera ile tanıştığı bazı kişiler, Hasan’ın hayatının birçok yerinde karşısına çıkar. Karşısına çıkmakla kalmaz, biraz önce dediğim gibi hayatının dönüm noktası olur. Romanda yaşanan bu sürekli tesadüfler, bir
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma
8/10
·152 syf.··
2024 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 17:25
Merhaba sevgili okur, Öncelikle, kendim için doğum günü hediyesi seçmemi isteyen canım Fatoş’a zıpırlık yaparak Aygır Fatma’yı istediğimi söyledim o da hemen aldı ve birlikte, benzer duygularla okuduk. Bu kitabı spoiler vermeden anlatmak biraz zor, bu sebeple olaylara dair değil ancak bende bıraktığı izlenime dair bir miktar tat kaçırabilecek bilgi içerdiğini söylemek isterim. Aşk romanlarıyala arası iyi olan bir okur değilim ama bu başka. Hız çağında alıştığımız, akşamdan sabaha biten aşklardan sonra böyle uzun soluklu bir aşk hikayesi okumak ilginçti. Kitabın ismini görünce pek anlam verememiştim, böyle bir roman çıkacağı aklıma gelmezdi açıkçası. Hayatlarının farklı kesitlerinde yolları bir şekilde kesişen insanların hikayesini, oldukça keyifli bir üslupla ve Türk filmi tadında anlatıyor Osman Cemal Kaygılı. En azından dönemin argo kültürünü sevenler için keyifli desem daha doğru olacaktır. Üstelik günümüz Türkçe’si ile yazışmış ve okura anlama konusunda zorluk yaşatmıyor. Kahramanları önce çok sevdim, sonra onlara çok kızdım ve günün sonunda ne hissedeceğimi bilemedim. Suçlu kim, haklı kim, mağdur kim, hepsi birbirine karıştı. Dengeler sürekli değişti. Bu dengelerin değişiminde en önemli unsur toplum yargıları ve dedikodulardı. Hasan’ın basiretsizliği de cabası oldu. En garibi de kimsenin kimseyi suçlamaması oldu. Bir şekilde birbirlerini anladılar ya da anlamasalar bile olanları olduğu gibi kabullendiler. Belki de ilişkilerinin temelinde dürüstlük olduğu için zorlanmadılar. Yazar yer yer hoş benzetmeler yapıyordu. Özellikle ‘kalp arkadaşı’ tanımı çok hoşuma gitti. Mizah anlayışı da ayrıca keyifliydi. Bu kitabı Fulya çiçeği ile hatırlayacağım. Aygır Fatma’ya selam olsun…
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma
6/10
·145 syf.··
2025 80. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 08:27
ⓘ Sürprizbozan cümleler içerir. Yılın son kitabını da böylelikle okumuş oldum. Puanlama yaparken genelde önceki kitapla veya bulunduğu klasik dizisindeki herhangi bir kitapla hiçbir kıyaslama yapmadan, tamamen kitabı kendi içinde değerlendirmeye çalışıyorum. Fakat sanırım ilk kez, önceki kitaba verdiğim puana bakıp da bir kitaba +1 ekledim. (Buradaki lafım Salon Köşelerinde'ye, yanlış anlaşılmasın.) Kötü değildi. Ama iyi de değildi. Kitabın sonunda bir şeylerin eksik kaldığını hissettim. Başlıkların da düzgün seçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aygır Fatma kitabında Fatma Hanım’ın bir adım değil, birkaç adım geri planda kaldığını düşünüyorum. Başlığa taşınacak kadar baskın bir karakter değildi. Evet, neredeyse her olayın sonu ona varıyordu ama Hasan’ın, Zehra’nın ve Mediha’nın yaşadıkları çok daha önemli konulardı. Hasan karakteri beni derinden etkiledi. Küçüklüğünden itibaren anlatıldığı için küçük Hasan ile büyük Hasan arasındaki farkı bu kadar acı bir şekilde görmek, büyümenin bana gereksiz bir şey olduğunu hissettirdi. Hep çocuk kalmak istiyorum... Şunu da eklemeliyim ki kendisi aşırı gıcık bir karakter. Sevdiği kadının yokluğunu başka bir kadınla gidermeye çalışan, iğrenç bir herif. Annesini göz ardı etmesi de buna eklenebilir. Ayrıca ABLA dediğin biriyle de evlenmezsin be Hasan! Uzak Şehir adlı dizi gibi görüp de iğrendiğim bir durumdu. Kitabın dili ve yazar hakkında konuşursam; samimi ve akıcı bir metindi ama bana biraz fazla sade geldi. Klasikler dizisinde daha süslü, daha ağır bir dile alışkın olduğumuzdan mı bilmiyorum, okurken hitap ettiği yaş grubunun çocuklar olduğunu hissettirdi. Yazara gelecek olursak. Her şeyi biriktirip biriktirip sonda toplu katliam çıkarılması olayından nefret ediyorum. Hayır yani illa karakter öldürecekseniz bunu yayın. Biri
Alıntı
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma
Debreli Hasan, İstanbullu Hasan
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2025 16:30
Bayram sefasında Kağıthane'ye tur atan muhacir arabasında seyahat eden minik Hasan ile minik Mediha'nın bu çocukluk hatıraları zamanla hafızalarına kazınır. Beş, altı sene sonra tekrar karşılaşan Hasan ile Mediha ara ara görüşmüş olurlar ama Mediha'nın Hasan'ı son görüşünde yanında mahalleden serseri arkadaşları olması Hasan'ın dünyasını başına yıkar. Ailesiyle beraber başka mahalleye taşınan Hasan'ı, arkadaşları tiyatro kumpanyalarına, ortaoyunlarına alıştırır. Maymun iştahlı, şıpsevdi Hasan şimdi de oyuncu, revücü, kantocu, cambaz kızlara tutulur. Mahallede yaşayan filozof kılıklı ihtiyar adamın ortanca kızı Zaika ile birbirleri arasında elektriklenme olur ama bunu fark eden mahalle arkadaşı Çapraz Selahattin buna engel olmak peşindedir. Gel zaman git zaman Mediha ve arkadaşı Rana ile karşılaşan Hasan'ı ve kızları, mahalle serserilerinden iriyarı, devanası Aygır Fatma kurtarır ve roman ilerledikçe olaylar çeşitlenir ve hayatlar farklı yollara sapar. Yüzkırkbeş sayfada çok çeşitli olaylar ve durumlar anlatan yazarımız, Çingeneler kitabında olduğu gibi bu kitabında da sokağın ruhunu, sıradan insanların günlük yaşamını, dönemin kültürel faaliyetlerini gayet başarılı bir şekilde ifade etmiştir. Bir gün içinde okunabilecek bu eseri herkese tavsiye ederim. İyi okumalar...
Edebiyat
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 20:28
İstanbul'un pek çok semtinde bizi gezdirip Anadolu'ya kadar götüren bir aşk hikayesi aslında kitap. Kahramanımız Hasan ve çocukluk aşkı Mediha'nın tesadüflerle başlayıp zamanla kadere dönüşen hikayesi bu. 1930’ların İstanbul’unu, özellikle de kenar mahalle kültürünü mizahi ama aynı zamanda gerçekçi bir dille anlatan, güçlü toplumsal gözlemler içeren bir roman Aygır Fatma. Dönemin sosyokültürel yapısını, mahalle yaşamını, gelenek-görenekleri ve insan ilişkilerini yalın ama etkileyici bir dille sunuyor bize. Kaygılı’nın dili oldukça canlı, yer yer argoya kaçan bir halk diliyle örülmüş. Betimlemeleri, karakter diyalogları ve mizahi tonu, romanı hem düşündürücü hem de keyifli geldi bana.
1000Kitap
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 82. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 23:05
Selaaam. Türk edebiyatı klasiklerine aşık bir okur olarak bu ay tercihim Aygır Fatma'dan yana oldu. Film tadında güzel mi güzel bir romandı. Yazarı ilk kez okuyorum ama kalemi tanıdık bir kalem gibi geldi. Türk edebiyatı klasiklerinin dili ayrı bir dil zaten çok seviyorum. Aygır Fatma, konusunu asla bilerek okuduğum bir kitap değildi. Ama bu kitapta eleştirebileceğim tek şey kitaba adını veren karakterin, ana karakter Hasan'dan daha az anlatılışı. Kitap tamamen Hasan'ın aşk hayatını anlatıyor diyebiliriz. Küçükken bir bayramda tanıştığı Mediha isimli kızla yıllar sonra karşılaşan Hasan, tekrar ona âşık olur. Ama kader onları bir ayırır bir karşılaştırır. Bayram günü Mediha ile Hasan'ın tanıştığı darbukacı Zehra'nın annesidir aslında Aygır Fatma. Onlar da bir şekilde yıllar sonra karşılaşır. Kitapta sürprizler, tesadüfler had safhada. Güzel bir dille konu anlatılırken; arka planda eski İstanbul'u, dönemin eğlence anlayışını, halkın tiyatroya bakışını okumak eğlenceliydi. Dediğim gibi film tadında keyifle okunabilecek bir klasik. Sevdiklerim arasına girdi bile. Tavsiye edilir..
Edebiyat
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma
Severek Yazdım Sizde Severek Okursunuz ( umarım)
7/10
·152 syf.··
2025 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 11:17
Eserimiz Hasan adındaki bir gencin aşkını ve tiyatroya olan tutkusunu anlatmaktadır. Hasan kendini tuluat tiyatrolarının aranan yüzü yapmaya karar kılmıştır. Hasan’ın tiyatroya merakı Şehzadebaşı’nda başlar. O zamanlar ünlü olan herkes oradan çıkmıştır. Bu yaşına kadar Karagöz ve hokkabaz ile büyüyen Hasan canlı tiyatro izleyerek hayran kalmıştır. Şehzadebaşı’na sürekli giden Hasan burada hem tiyatro öğreniyor izliyor bir yandan kendinesine aşk arıyor. İlk aşkını unutmak istiyordur. Hasan o sırada gönlüne söz geçirmeyip ilk aşkı olan Mediha’ya tekrar dönmeyi düşünmektir. O sırada bir mahalle kavgasına karışır ve içeri girer. II. Meşrutiyet’in ilanı ile af yasasından faydalanır ve dışarıya çıkar… Daha sonra Hasan Zehra ile evlenme kararı alır. Ancak Zehra’nın annesi Aygır Fatma buna karşı çıkar. Tiyatroyu bırakmasını söyler yoksa kız yok :)) Hasan tiyatronun gelecekte çok para kazandıracağını anlatır. Nikah hazırlıkları sırasında Zehra mahallede çıkan arbede arasında hayatını kaybeder. Zehra’nın ölümü Hasan’a çok ağır gelir. Bir iki senesi avare geçer. Kendisini iyi eden şeye tiyatroya tekrar döner. Bu sefer kendi hayat hikayesini “ Aygır Fatma” adında yazar ve sahneler. Aygır Fatma bu oyun esnasında çok kızar sahneye dalar ve oyunu bozar :)) Hasan artık tiyatroya son verir ve evlenir…
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2025 22:07
Osman Cemal, halkın yoksul yaşamından, İstanbul’un kenar semtleri ve Anadolu kasabalarına uzanan otobiyografik izler taşıyan bir aşk-macera hikâyesi sunar. Ele aldığı tipler, esnaf, lümpen halk ve tiyatrocu çevrelerine dayanır. Osman Cemal Kaygılı, Aygır Fatma ile yalnızca bir aşk hikâyesini anlatmaz; aynı zamanda dönemin toplumunu, insan ilişkilerini ve sanatla kendini ifade etme arzusunu derin, sempatik ve samimi bir dille aktarır. Karakterlerin gerçekçiliği, özellikle toplumun kenarındakilerin iç dünyasını ve drama aracılığıyla hayata tutunuşlarını vurucu kılar. Hasan çocukluk aşkıyla başlar, gençlikte hayal kırıklığına uğrar, sonunda hayatını dramatize ederek oyunla hesaplaşır. Mediha Çocukluk aşkı; evlilik öncesi planlanan hayatı hapishane ve zorla evlilikle altüst olur. Hasan ve Mediha, bayram şenliklerinde tanışırlar. Hasan yaklaşık 6-7 yaşında, Mediha ise "kişmiri, narin" bir kızdır. Bayram yerinde darbukacı abla ve sevgilisi abi vardır. Arabayla gezerler sürekli. Ve Bayramin son gunu yine arabaya binmeden önce her bayramda tekrar buluşma sözü verirler. Ancak ikisi de uzun bir süre birbini görmez. Yıllar sonra çocukluk aşkı yeniden karşısına çıkar, ancak ilk başta tanıyamazlar. Konuştukça aynı bayram anılarının olduğunu fark ederler . Aradan geçen süre içinde Hasan Mediha ile yeniden karşılaşıp sohbet ederken mahallenin zuppeleri Hasan'in yanında kızlara laf atar ve orada dayak yerken karşıdan eli sopalı iri yarı bir kadın çıkar ve daha sonra kızı da görünür ve çocukları kurtarirlar. Sonradan anlaşılır ki bu iki kadın Aygir Fatma ve kızı Zehra bayram yerindeki darbukaci abladir. Bu kadının evine girdikleri için mahallede dedikodu başlar ve Mediha'nin annesi kızını kaçırır. Daha sonra gerçek anlaşılır ama Hasan gönlünü çoktan başkasına kaptırmıştır. Bir gün
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 73. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 15:29
Selamlar; Osman Cemal bir halk yazarıdır #alıntı Evet halk yazarımız bir halk hikayesi yazmış. Bu hikayenin adı Aygır Fatma Osman Cemal, halkın içinden gelen bir yazar. Eserlerinde mahalle kültürünü, gündelik yaşamı, kadın-erkek ilişkilerini ve toplumun farklı kesimlerini büyük bir içtenlikle anlatmış Bu eser, bir aşk hikâyesi gibi görünse de, dönemin sosyal yapısını, komşuluk ilişkilerini, kadınların toplumdaki yerini ve özellikle kız çocuklarının karşılaştığı zorlukları ele almış. Kitapta birçok karakter yer alıyor ve her biri kendine özgü karakterler Aygır Fatma, İstanbul’dan Anadolu’da bir kasabaya kadar uzanan, maceralarla dolu, trajik bir aşk anlatısıdır. Hasan ve çocukluk aşkı Mediha’nın yolları yıllar sonra tekrar kesişir. Hasan, Mediha ile evlilik hazırlıkları yaparken bir kavgaya karışır ve hapse düşer. Bir süre sonra II. Meşrutiyet ilan edilir ve çıkan afla tahliye olur. Mediha’nın Dağıstanlı yaşlı bir tüccarla evlendirildiğini öğrenen Hasan zor günler geçirir. Bu esnada tiyatrocu bir arkadaşının teklifiyle hayatını oyunlaştırır. Aygır Fatma adındaki bu oyun, Anadolu’da bir kasabada sahnelenirken ilginç gelişmeler yaşanır. #arkakapak Ben bu kitabı severek okudum. Dili sade, anlatımı akıcı ve en önemlisi sizi sıkmıyor. Her karakterin ayrı bir dünyası var ve hikaye sizi içine çekiyor.
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma
5/10
·152 syf.··
2025 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 11:49
Düğüne gidince zurnaya, hamama gidince kurnaya gönül kaptıran bir adamın hikâyesi…” Hikâye, Hasan’ın çocuk yaşta âşık olduğu Mediha’yı bir ömür boyu unutamamasıyla başlıyor. Hayat, bu iki eski sevdalıyı yıllar sonra tekrar bir araya getiriyor. Hasan, Mediha ile evlilik aşamasına kadar gelirken, bir kavgaya karışır ve hapse düşer. Bu arada sevdiği kız başkasına verilir. Hapisten çıktığında, tiyatrocu bir arkadaşının teklifiyle hayatının maceralarını ve trajik aşk hikâyelerini oyunlaştırarak sahneye taşır. Fakat hayat, her zaman olduğu gibi yine başrole geçer ve Hasan, bu kez de seyirciyi şaşırtacak bir sürprizle sahneden iner. Kısaca, eser miktarda otobiyografik izler taşıyan bir anlatı diyebiliriz. Ama ne yalan söyleyeyim, bu kitap bende “bir Türk Edebiyatı Klasiğini daha bitirmiş olmanın” mutluluğu dışında hiçbir iz bırakmadı. Kitabın ismi beni benden aldı – ama sebebini yazmaya gerek yok. Beklentim, kitabın ana karakterinin “Aygır Fatma” olmasıydı. Ama neredeyse bütün kitap, Hasan’ın aşk çeteleleriyle geçti. Düğünlere gidip zurnaya, hamamlara gidip kurnaya âşık olan bir karakter Hasan. Galiba yazar, “aşka âşık” bir adam yaratmak istemiş. Ama bu durum sadece bir sürü geçici duygunun peşinden koşan, içi boş bir karakter bırakmış geriye. Gelelim kitabın isim anasına… Fatma. Gerçek bir anaç, misafirperver, sevgi dolu ve koruyucu bir kadın. Fatmalığı buradan geliyor zaten. Ama “aygır”lığı? Argonun, jargonun en dibinden geliyor sanki. “Erkek Fatma” demeye çalışmış yazar. Fatma, eli maşalı, haksızlıklara karşı kaba güç kullanmaktan çekinmeyen, gözü kara bir karakter. Ama bu hâliyle “aygır” değil; olsa olsa “cengaver” olurdu. Aygır kelimesi ona yakıştırılamayacak kadar haksız bir etiket. Zira Fatma, çifte atan değil, gerektiğinde kalkan gibi duran bir kadındı. "Aygır
Aygır FatmaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024390 okunma

Yazar Hakkında

Osman Cemal KaygılıYazar · 12 kitap
Osman Cemal Kaygılı, Türk yazardır. Roman, hikâye, oyun, sözlük ve araştırma-inceleme türlerinde eserler yazmıştır. Yaşadığı dönemde edebiyat dünyasının dışında kalmış Kumkapı, Kasımpaşa, Samatya, Hasköy gibi semtleri; bu semtlerdeki sosyal hayatı; çingeneler, tulumbacılar, hovardalar, akşamcılar, külhanbeyleri gibi tipleri; meyhâneler, kahvehâneler, gazinolar gibi eğlence yerlerini, eserlerine malzeme olarak seçmiştir. Ahmet Mithat’la başlayan Hüseyin Rahmi ve Ahmet Rasim’le süren geleneğin son halkası olarak değerlendirilir. 1932’de tefrika edilen "Argo Lügatı" adlı eseri, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1890 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası mahallenin bakkalı Mustafa Efendi, annesi Ülfet Hanım’dır. Orta öğrenimini Eğrikapı Merkez Rüştiyesi'nde tamamladıktan sonra Menşei Kuttab-ı Askeriye'yi (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) bitirerek Erkan-ı Harbiye-i Umumiye dairesinde (1906), Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği kaleminde çalıştı (1909).İkinci Meşrutiyet’in ilânından sonra İttihat ve Terakki Fatih Kulübü’ne üye oldu. İlk yazısı Baha Tevfik'in Eşek adlı güldürü dergisinde yayımlandı. Yazarın bu dergide birkaç mizahî yazısı daha yayımlanır. Şebâb dergisinde e de mizahî manzumeler ve yazılar yazmaya başlasa da asker olduğundan bu yıllarda yazarlığı meslek edinemedi. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’nda bir gösteride taşkınlık yapmasından ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışmasından sonra birçok muhalif aydınla birlikte Sinop'a sürgün edildi. Sinop’ta üç yıl kaldı. Döndüğünde Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği’ndeki görevine devam etti. I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla seferberlik ilan edilince bir süre kâtiplik göreviyle gezici tümenlerde bulundu. Hastalığı nedeniyle emekliye ayrıldı (1918). Geçimini sağlamak için pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çok çeşitli işler yaptı. Geçimi için tiyatrculuk da yapan Osman Cemal’in ortaoyununda kavuklu, pişekar ve zenne rollerinde bulunduğu, karagöz oynattığı, çok sayıda taklit yapabildiği bilinmektedir. 1920 yılından itibaren devrin gazete ve dergilerinde yazılar yayımlamaya başladı. Sürgündeyken yazdığı ilk hikâyesi Çuvalcı Şeyhinin Halefi Alay dergisinde yayımlandı. 1921’de Güleryüz dergisinde O.C. imzasıyla hikâye ve mizahî şiirler yayımladı. 1922 yılında Aydede dergisinde yazmaya başladı. Asıl ünü Akbaba dergisinde yakaladı. Bazı yazılarında "Anber" takma ismini kullandı. 1923’te de ilk hikâye kitabı Altın Babası yayımlandı. Bunu diğer hikâye kitapları izledi. Semih Lütfi’nin çıkardığı Zümrüd-i Anka’da (1923), daha sonra yayın hayatına giren Yıldız’da (1924), Papağan adlı mizah dergisinde (1924-1926) hikâye ve mizahî yazılar yazdı. 1928’den itibaren gazetelerde daha çok fıkra yazarı olarak tanındı. Sabah, İkdam, Payitaht, Alemdar, Akşam, Cumhuriyet, Yenigün, Son Saat, Vakit, Son Posta, Kurun, Haber, Açıksöz, Son Telgraf düzenli olarak yazdığı gazetelerdendir. Cumhuriyetten sonra İstanbul İmam Hatip Okulu'nda, Çemberlitaş Ortaokulu'nda, Fener Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. 1926 yılında Leman Hanım’la evlenen yazarın bir oğlu oldu. Oğlunu üç yaşında iken kaybetmek onu derinden etkiledi. 1928 yılında Kaygılı soyadını aldı. Oğlunun ardından annesini, 1934’te eşi Leman Hanım’ı kaybetti. 1935’te ikinci eşi Sabriye Hanım ile evlendi. 1931’d Yeni Gün gazetesinde İstanbul’un Köşe Bucağı başlığıyla gezi yazıları yayımladı. 1932’de Haber gazetesinde "Argo Lügatı" adlı eseri tefrika olarak yayımlanmıştır. Bu eser, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1935'te Tulunbacı Edebiyatı adıyla tefrika edilen halkbilim çalışmasını 1937'de kitap olarak yayımladı. Midesinde kanser, ciğerlerinde verem tespit edilen yazar 9 Ocak 1945'te hayatını kaybetti.