Onur Biçer

Onur Biçer
@Tolkien_
Kitap içerikleri paylaştığım YouTube kanalıma ulaşmak için: youtube.com/@OnurunKitapligi Instagram hesabıma ulaşmak için: instagram.com/onurun_kitaplig...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek lisans
İstanbul
İstanbul, 5 Mart 1990
334 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı

Onur Biçer

, bir kitap okudu
9/10
·192 syf.··
5 günde okudu
·
2023 15. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
7.9/10 · 5,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Lenu ve Lila: Dostluk mu Rekabet mi?
7/10
·360 syf.··
2023 14. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2023 17:04
Napoli Romanları’nın ilk cildi olan Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım, Napoli’de bir mahallede yaşayan iki küçük kızın- Lenu ve Lila’nın- hikâyesini anlatıyor. 1944 doğumlu olan bu iki kızın 6 yaşında başlayan arkadaşlıklarını Lenu’nun anlatımıyla öğreniyoruz. Bu iki kızın anıları geçmişe dönük olarak üzerinden çokça zaman geçtikten sonra Lenu tarafından aktarılıyor. Kitabın ana başlıkları ‘’Çocukluk’’ ve ‘’Ergenlik’’ şeklinde. Anlatıcı Lenu, yani kitap kahraman bakış açısıyla kaleme alınmış. Kitabın yazarı Elena Ferrante ise müstear, yani takma isim kullanarak yazıyor. Kendisi hakkında hiçbir bilgimiz yok ki bu da bence kitabı daha cazip hâle getiriyor. İki kızın anıları 1950-1960 yıllarını kapsıyor. 6 yaşında başlayan bu arkadaşlık hikâyesinin 16 yaşına kadar olan kısmını bu ilk kitapta okuyoruz. Mahalle yaşantısı, 50’li yılların İtalya’sı, arkadaşlık ve aşk ilişkileri, insanların yaşadığı ekonomik zorluklar ve bunların ilişkilere yansıması, eğitim gibi birçok konuya değinen kitapta duygusallığın ağır bastığını söyleyebiliriz. Kitapta çok fazla karakter olduğunu söyleyelim. Kitabın hemen başında bir karakter listesi sizleri karşılıyor. Kısa sürede karakterleri tanımaya başlıyorsunuz. Olay daha çok iki ana karakter üzerinden ilerlese de mahallede yaşayan birçok insan olaylara dâhil oluyor. Özellikle genç kızların ve daha genel bir ifadeyle kadınların yaşadığı zorluklar benim daha çok dikkatimi çekti. Kızların ataerkil toplumda kendilerine yer bulma çabası, eğitim almalarının gereksiz ve masraflı görülmesi, özellikle baba figürünün bunaltıcı baskısı romanda başarılı bir şekilde işlenmiş. Yine erkek baskısının yanında Lenu ve Lila’nın kendi içlerinde yaşadığı bastırılmış duygular, kabuklarını kırmak için yaptıkları, aşk ilişkilerindeki inişler ve çıkışlar dikkatimi
Benim Olağanüstü Akıllı ArkadaşımElena Ferrante · Everest Yayınları · 20153,513 okunma
Kibar Hırsız: Cingöz Recai
9/10
·288 syf.··
2023 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2023 23:28
Cingöz Recai, Peyami Safa’nın meşhur polisiye dizisinin başkahramanıdır. Hikâye ve roman şeklinde karşımıza çıkan Cingöz Recai eserlerinin özellikle kronolojik sırayla okunması gerektiği, kitabı Latin harflerine aktaran Erol Üyepazarcı tarafından belirtilmiş. Peyami Safa, edebî değeri daha düşük diyebileceğimiz eserlerini Server Bedi takma adıyla yayımlıyordu. Bunlara ‘’onparalık hikâyeler’’ adı da veriliyor. 16-32 sayfa arasında değişen bu hikâyeler, kitap formatında satılıyormuş. Bu kitapta toplam 10 hikâye mevcut. Her hikâyenin başında o dönem yayımlanan kitap kapağı da bulunuyor. Eski harfli olan bu kitapların kapağı her ne kadar renkli olsa da bu baskıda siyah beyaz olarak bizlere sunulmuş. Cingöz Recai’nin bu ilk kitabının basım yılı ise 1924. Yine bu eski harfli kitap kapaklarında Cingöz Recai ile ilgili güzel bir tanıtım metni bulunuyor: ‘’Cingöz Recai, Fantomalara, Arsen Lüpenlere taş çıkaran, cin oğlu cin, çapkın ve kibar bir İstanbul serserisidir. Sergüzeştlerini okurken insanın parmağı ağzında kalır.’’ Cingöz Recai için bir Arsen Lüpen uyarlamasıdır diyebiliriz. Cingöz Recai, kibar bir hırsızdır. Zenginden çalar, -güya- fakire verir. Bu konu biraz bulanık diyebiliriz. Kendisinin yetimler için bir ev açtığı, fakirlere yardım ettiği ve özellikle namussuz zenginlerden çaldığı, namuslu insanların parasına dokunmadığı üzerinde durulur. Fakat kendisi de çok zengindir. İstanbul’da birçok evi, hatta yalısı vardır. Kısacası lüks içinde yaşar. Bu hırsızlık işini de mal mülk sahibi olmaktan çok prestij meselesi olarak görür ve en büyük rakibi Sertaharri (Sivil polislerin başı, başkomiser gibi düşünebiliriz.) Mehmet Rıza’ya karşı zekasını kanıtlamak, ona üstünlük sağlamak için bile hırsızlık yapar. Bir yerde kendisinde çalma hastalığı (kleptomani) olduğu da
Cingöz Recai'nin Harikulâde SergüzeştleriPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2024262 okunma
Aşk-ı Memnu Neden Teknik Bakımdan Başarılı Bir Romandır?
9/10
·392 syf.··
2023 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2023 23:22
Aşk-ı Memnu, 1899-1900 yıllarında ilk kez Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilmiş, 1901 yılındaysa kitap olarak yayımlanmış, edebiyatımızın Batılı anlamda Mai ve Siyah’la (1897) birlikte ilk romanlarından biridir. Aslında romanın en önemli özelliği de bu Batılı anlamda ilklerden biri olmasıdır. Roman, Türk edebiyatına Tanzimat’la birlikte girdi. Romanın bizdeki tarihsel gelişimine baktığımızda Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu gibi ilk örneklere gelinceye kadar geçen süre bir hayli azdır. Ortalama 40 yıllık bu zaman diliminde yazılan romanlarımız teknik bakımından kusurlu, mantık hatalarıyla dolu, tesadüfi bir olay örgüsüne sahip basit örneklerdir. İlk örnekler olması nedeniyle bu girişimlerin hepsi çok değerlidir ve bizde romanın gelişimine bu ilk örnekler büyük katkı sağlamıştır. Fakat Halit Ziya, ki kendisi Türk romancılığının babası kabul edilir, artık romana farklı bir soluk getirmiş, o acemiliği kırmış ve yetkin romanlar ortaya koyan ilk yazar olmuştur. Bu girizgâhtan sonra bu romanın hangi özellikleriyle sağlam bir tekniğe sahip olduğundan bahsetmek istiyorum. Zira dizi sayesinde herkes genel hatlarıyla da olsa olay örgüsüne hâkim diye düşünüyorum. Tabii dizi ile roman arasında ciddi farklar mevcut. Ben bu kıyaslara girmeden, içerik bilgisi vermeden teknik bakımdan değerlendirme yapmaya çalışacağım. Bu romanda özellikle dikkat çeken ilk şey bence olay örgüsü değil. Evet, dönemine göre oldukça iddialı bir konu seçmiş Halit Ziya. Ki benzer bir konu Mehmet Rauf’un Eylül’ünde de karşımıza çıkıyor. Hemen hemen iki roman da aynı dönemde tefrika ediliyor diyebiliriz. Günümüzde bile aldatma konusu, ahlaki değerlerin yozlaşması ciddi bir konu. Bundan 120 küsur sene önce sanırım toplumun bu konuya yaklaşımı günümüzden daha serttir. Halit Ziya’nın aslında döneminde yaşanan
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,9bin okunma