Umut

Puan vermedi·88 syf.··
2022 19. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2022 03:38
Eser başlığında belirtildiği üzere Parmenides'in kişiliği, doktrini ve doktrini hakkındaki Aristoteles, Platon, Simplikios, Cicero vb. düşünürlerin alıntılarından oluşuyor. Parmenides'in doktrininden bahsetmek gerekirse özellikle varlık felsefesi ve bilgi felsefesi alanında yorumlar getirmiştir. Varlık hakkındaki görüşlerini aktaracak olursam, #169264560 sözleriyle "doğmamış, eksiksiz, sonradan varlığa gelmemiş, bir, sürekli" olarak tanımlıyor. Bu görüş, varlık hakkındaki düşüncesi bakımından tam karşıtında bulunan Herakleitos'la birlikte varlık felsefesinin temel izleklerinden birisini oluşturuyor. Zira Herakleitos varlık hakkında, "Aynı nehirlere gireriz ve girmeyiz, biziz ve biz değiliz." sözleriyle değişimin, oluşun esas olduğunu kabul etmektedir. Böylece felsefe tarihi içerisinde oldukça yer kaplayan bir tartışmanın zeminini hazırlamışlardır. Bazı konularda kendi sözleriyle görüşlerini öğrenemesek de kendisini alıntılayan yazarlar vasıtasıyla bu konuda fikir sahibi olunabiliyor. Örneğin ruh hakkındaki görüşüne Diogenes Laertios, Aetios, Macrobius gibi kişiler aracılığıyla ulaşılmış ve Parmenides'in ruhu, ateşten bir şey olarak ve akıl(nous) ile aynı olduğunu düşündüğü aktarılmıştır. Özellikle varlık felsefesi alanında okuma yapmak isteyenlerin muhakkak eline alması gerektiğini düşündüğüm, Parmenides ve doktrini hakkında değerlendirmelere de yer verilmiş olması nedeniyle konunun kolaylıkla anlaşılabileceği kanaatine vardığım bir eser oldu. Keyifli okumalar dilerim.
Felsefe
FragmanlarParmenides · Pinhan Yayıncılık · 2019327 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·216 syf.··
2022 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2022 00:00
Lars Svendsen, Norveç Bergen Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde bir profesör. Bu kitabı da felsefi teori ortaya koyan bir eser olmaktan ziyade bir araştırma eseri niteliğinde. Giriş yazısında "Yalnızlık hakkında bildiğimi düşündüğüm neredeyse her şey yanlış çıktı." diye belirterek aslında yaygın kanılara sahip olmasına rağmen yalnızlığın nedenleri, bu duyguya sebebiyet veren sürecimiz hakkında yapılan araştırmaların toplanmasıyla aslında yalnızlığa nasıl yanlış baktığımızın değerlendirildiği; Aristoteles'ten, Platon'dan, Montaigne'den, Pascal'dan, Nietzsche'den, Zimmermann'dan, Heidegger'den yalnızlık, tek başınalık, ölüm, aşk, dostluk hakkındaki düşüncelerin metnin içerisine işlendiği etkileyici bir çalışma. İnce sayılabilecek bir eser ama yoğun bir kaynakça ve araştırma sayesinde doyurucu bir okuma sağlıyor. Birçok incelemede eserin bu doyuruculuğuna değinilmişken ben başka bir hususa değinmek istiyorum; ülkemizde hissedilen yalnızlığın sebebi hakkındaki değerlendirmesine. Güven ile yalnızlık arasındaki ilişkinin hem birey hem de devlet düzeyinde gözlemlenebileceği tespit ediliyor. Bu doğrultuda yerlileri daha yüksek düzeyde kişilerarası güven sergileyen ülkelerin daima yalnızlığın daha az yaygın hissedilen yerler olduğu, düşük güven seviyesinin ise yalnızlık seviyesini yükselttiği anlaşılıyor. Norveç ve Danimarka gibi ülkelerde, yurttaşların bariz bir çoğunluğunun çoğu insana güvenebileceğine inanırken, aynı şeye Türkiye'de on kişiden birinin inanmakta olduğu tespit edilmiş. Bir ülkede yüksek güven düzeyinin oluşmasını sağlayan şeyin tam olarak ne olduğu tartışmalı olsa da hukukun egemenliği, güçlü bir sivil toplum, yolsuzluğun düşük oluşu, kültürel homojenlik, refah, ekonomik eşitlik gibi hususların bu güveni sağladığı değerlendirilmekte. Günümüz Türkiye'sinde ise bu
Felsefe
Yalnızlığın FelsefesiLars Svendsen · Redingot Kitap · 2021481 okunma
9/10
·240 syf.··
2022 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2022 06:04
Miguel de Unamuno'dan okuduğum ilk kitaptı. Kendisi felsefe ve edebiyat üzerine öğrenim görmüş, Salamanca Üniversitesi rektörlüğü yapmış bir yazar. Eserin başlangıcında Behçet Necatigil'in, Unamuno hakkında kısa bir yazısı bulunuyor. Bu yazıda Unamuno'nun sorunlarını ve sanata bağlanışını şu şekilde tanımlıyor: "İnsanın kaderi, hayatın anlamı ve ruhun ölümsüzlüğüdür Unamuno'yu en çok düşündüren sorunlar. Nereden geliyor, nereye gidiyorum? Yürüdüğüm yol beni hangi gayelere, hangi kıyılara iletiyor? Nedir hayatın anlamı? Unamuno bu gibi soruların cevabını arar. Kişioğlunun trajedisini, onun ölümsüzlüğe karşı duyduğu korkunç açlıkta, bütün kısıtlama ve sınırları aşma eğiliminde, sonsuz hayata özlem ve kaçınılmaz ölümde görür. Bunun için kötümser ve bireyci sanata bağlanır. " Gerçekten de Necatigil'in bahsettiği gibi diyaloglar içerisinde insanın duygularına, trajedisine, kaderine, ne için yaşadığına dair değerlendirmeleri, aşkın ne olduğuna ilişkin düşünceleri görüyoruz. Kurgu olarak anlaşılması zor olmamakla birlikte üzerinde durulmayı hak eden bolca cümleye denk geleceksiniz. Örnek olarak; #164993150 #164993326 #164993704 #165027066 #165028369 #165028976 #165032694 #165032901 #165530933 #165533179 bu alıntılar verilebilir.
Edebiyat
SisMiguel de Unamuno · Can Yayınları · 20246bin okunma
10/10
·365 syf.··
2022 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2022 22:37
Ahmet Arslan, Türkiye'de felsefe ile ilgilenen hemen herkesin bir şekilde duymuş olduğu bir filozoftur. İlk olarak 1994 yılında yayımlamış olduğu Felsefeye Giriş kitabı, 11 ana bölümden oluşan, öncelikle felsefenin ne olduğu üzerine değerlendirme yapılan bir eser. Bu değerlendirme sonrası felsefenin bazı disiplinleri (Bilgi Felsefesi, Bilim Felsefesi, Varlık Felsefesi, Ahlak Felsefesi, Siyaset Felsefesi, Tarih Felsefesi, Hukuk Felsefesi, Sanat Felsefesi, Din Felsefesi, Eğitim Felsefesi) ve belli başlı problemleri, kavramları, felsefi akımlar hakkında bilgi verildiği, Kant'ın belirttiği, "Öğrenilebilecek felsefe yoktur. Ancak felsefe yapmak öğrenilebilir." anlayışının esas alındığı, felsefe alanında derin okumalar yapmaya geçmeden önce uğranması gereken bir durak olduğunu düşünüyorum. Zira kitap ile hocamız okuyucuya felsefenin şüpheci ve eleştirici ruhunu da aktarmaya çalışıyor. Her ne kadar bir felsefeye giriş kitabı olsa da felsefeyle daha önce ilgilenmemiş, kavramlara, filozoflara tamamen uzak bir kişinin okuması halinde tam bir verim alınamayacaktır, bu nedenle tam manasıyla bir başlangıç kitabı olduğu söylenemez. Kendisi de şu şekilde değerlendiriyor kitabını: "Üniversitelerin felsefe bölümlerinde okuyan veya bu bölümlerden ders alan öğrenciler ve felsefeyle şu veya bu nedenle ilgilenen, felsefe hakkında bilgi sahibi olmak isteyen okurlara yönelik olarak hazırlanan bu kitap (...)". Değerlendirmelerin yapıldığı sırada, kavramlara, tarihte yaşamış kişilerin birçoğuna dair az çok hakim olunduğu varsayılarak yazılmış şekilde ilerliyor. Bu nedenle okuma yapılırken bir felsefe sözlüğünün el altında bulundurulmasının yardımcı olabileceğini veya bu alandaki ilk okuyacağınız kitap olacaksa daha kolay denilebilecek eserlere göz atmanın daha faydalı olacağını düşünüyorum.
Felsefe
Felsefeye GirişAhmet Arslan · BB101 Yayınları · 20171,475 okunma
7/10
·352 syf.··
2022 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2022 05:36
Eser kitap okumayı dört farklı düzeye ayırıyor; 1. Başlangıç Okuması 2. İnceleyici Okuma 3. Analitik Okuma 4. Sintopik Okuma Bu okuma düzeyleri için de, reçeteler vererek iyi bir okumanın nasıl gerçekleştirilebileceğini açıklıyor. Ayrıca farklı türdeki okuma metinleri (pratik kitaplar, kurmaca edebiyat, tarih, bilim, felsefe...) için de verdiği genel reçeteleri gözden geçirerek, onlara uygun bir biçimde tekrar değerlendirmelerde bulunuyor. İyi bir okuma yapmaya dair verdiği önerilerle, bilinçli bir okuma yapmak isteyen birçok kişi için fayda sağlayabilecek nitelikte bir eser.
1000Kitap
Kitapları Nasıl OkumalıCharles Van Doren · Atıf Yayınları · 2021222 okunma