-Hangi hakla bizim malımızı istiyorsun?
+Kılıcımızın hakkı ile!
-Beğ yiğit! Kılıç bizde de var. tatlılıkla isterseniz dördünüze birer koyu verelim. Ama bütün malımızın dörtte birini isterseniz vermeyiz.
Yüzbaşı Yağmur'un gözleri karardı.
+Şimdi senden malınızın dörtte birini istemiyorum. O biraz önceki isteğimdi. Şimdi yarısını istiyorum.
Onbaşıyı vuran onun gene kalkabileceğini ummadığı için yayına yeniden ok koymakta acele etmemişti. Göğsü yarıldığı halde kalkıp son bir gayretle mandala yapıştığını görünce hızla yayına bir ok daha yerleştirdi. Fakat geç kalmıştı. Onbaşı mandalı çevirmiş, kapıyı açıyordu. Yaralı Kıtayın fırlattığı ikinci ok Arık Buka'nın göğsüne saplandı.
Kahraman onbaşı kapıyı açmaktan doğan sevinçle acı acı gülümseyerek haykırdı.
''Okla kancık oğlu okla! Arık Buka'yı devirmekle iş biterse bir de benim için çek...
Onbaşı sustu. Ayakta gözleri kapanıyordu. Dimdik yere düştü. Yiğit alnı toprağa kapanarak öyle kaldı.
Çoğu kadınlara bakarsınız ama yanlış bir şeyler görürsünüz, bacaklar çok kısa veya çok uzun veya kollar. Kalçalar düşük ya da yüksek. Ve en önemlisi kıç. Kıçta mutlaka bir tuhaflık vardır. Çok iri, çok düz, çok yuvarlak, yeterince yuvarlak değil ya da ayrı bir parça imiş gibi durur.
Kıç seks ruhunun yüzüdür.