“Tanrı’m! Tanrı’m! Her şeyi ne kadar güzel yaratmışsın! Baksanıza çevrenize ne güzel, ne hoş!” diye bağırıp duruyordu.
Bu yüreğinin çığlıkları ve yaşamın ta kendisiydi.
Onu tanımadan önce karanlıklar içinde uyuşmuş gibiydim. Fakat o geldikten sonra beni uyandırdı, aydınlığa kavuşturdu. Kısa zamanda benim en yakın, en anlayışlı dostum oldu.
Çocuğun iyiliğini suçluluk duymadan, başka herkesin iyiliğinden bağımsız şekilde düşünebilmeye, önemsemeye başlayabildiğimizde, işte o zaman, işte o zaman başka her şey de kendiliğinden düzelecek ve iyi bir toplum olacağız. Toplumun kişiyi, kişinin de toplumu değiştirdiğine inanan Sartre, çok haklıydı. Wilhelm Schmid‘in dediği gibi, “Zamanları değiştiren de, kendilerini değiştiren insanlardır.
Değişeceğimiz umudunu koruyorum.