Kaan.

"Bitip tükenmek bilmeyen tekdüze çalışma günlerinde acı bayrama, yangın da eğlenceye dönüşebiliyordu; anlamsız, bomboş bir yüzde bir sıyrığın süs olması gibi..."
Sayfa 200 - İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"Şaşırmıştı; başımı kaldırıp uzun uzun yüzüme baktı, bakması o kadar uzadı ki gözlerime yaşlar hücum etti. - Bir şey mi oldu? -diye sordu. - Boynum acıdı, -dedim. Aslında yüreğim de acıyordu; bu evde kalamayacağını, gideceğini anlamıştım."
Sayfa 181 - İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"Ya Tanrı? Onun kimseyi bağışladığı yok! Buna ne dersin? Geldik gidiyoruz, hala cezalandırıyor bizi!"
Sayfa 177 - İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"Aptal, kolu bacağı ne yapsın! Aptallığıyla karnını doyurabilir."
Sayfa 153 - İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"Çocukluğumda bir kovan gibi görürdüm kendimi: Basit, sıradan insanlar, hayat üzerine bilgilerinin, düşüncelerinin balını arılar gibi kovanıma taşır, sunabildikleri ne varsa ruhumu zenginleştirmek üzere getirip cömertçe sunardı. Bal her zaman temiz olmazdı, hatta çoğu kez acı olurdu. Ama her bilgi yine de baldı!"
Sayfa 149 - İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat