Yasemin

Yasemin
@Yaseminnncee
Okumak Gerekiyordu
9/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 14:15
"Fahrenheit 451" bir kâğıdın yanma derecesi. İlk sayfalardan itibaren beni çeken bir kitap oldu ki uzun zamandır distopya kitapları okumuyordum. Bu zamanda itfaiye ekiplerinin görevi daha farklı bir duruma evrilmiş. Asıl görevi söndürmek olan bu itfaiyeciler şimdi yakıp yok ediyorlardı. Kitaplar ve kitaplara dair ne varsa. Onlar için en iğrenilecek şey kitaplardı. Onlar ortadan kalkmalı, yok edilmeli ve asla geri gelmemeliydi. Çünkü insanlar böyle daha rahattı. Okumuyor, düşünmüyor ve hissetmiyordu. Bakmıyordu ve görmüyordu. Sanal dünyanın içine hapsolmuş bir yaşam sürüyor ve bundan keyif alıyorlardı. Çünkü kitap beraberinde bilgi getirir; düşünmeyi getirir. Sorumluluk, bilinç ve hareket getirir. Bunlar istenmiyordu. İnsanlar hep kolaya kaçıyordu. Vaktin birinde bir insan karşımıza çıkana kadar bize gökyüzünü görmemizi, çiçekleri koklamamızı sağlayana kadar... Okumak gerekiyordu. Kitabı, insanı, gökyüzünü, yeryüzü, bir çiçeği ve bir karıncayı okumak gerekiyordu. Yaşamın gereği buydu. Fahrenheit 451
Hayat ve İnsan
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Reklam
Ah Bu Türk Klasikleri!
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 12:17
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi ve Nedret, kıyıda kalmış güzel klasiklerden ikisi sadece. Gerçekten dönemine göre edebi değeri yüksek eserler. Her iki kitapta aşk teması üzerine kurulu. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi'nin sonu hazin biterken, Nedret'in sonu daha mutlu ve güzel bitti. Hem dönemin özelliğine hem de temiz bir aşkın varlığına şahit oluyoruz okurken. Kimi sayfada güldürürken kimi sayfada hüzne sürükledi. Ben bu tür eserleri seviyorum. "Bazı hisler vardır ki bilmeden kendi kendine kalbe yerleşir." Güzide Sabri Aygün
NedretGüzide Sabri Aygün · İthaki Yayınları · 20211,164 okunma
"Bizden başka canavar yok!"
Puan vermedi·261 syf.··
2022 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2022 17:55
Uzun zamandır bir kitabın başında saatlerce oturamamıştım. Bu kitabı okuyarak başladım oturmaya. Bir vahşetin kitabı gibiydi. Başta her şey çok masumdu ve çok güzel bir adaya düşmüşlerdi. Çocuklar vardı ve en fazla ne olabilirdi diye düşünüyordum okurken. Ama sayfalar geçtikçe o masum çocukların bazılarının nasıl canileştiğini ve hatta sonucu ölümlere varan olayları gerçekleştirmeleri sonucunda her şey bambaşka bir hâl aldı. Akıl devreden çıktı ve ilkel insandan farkları kalmadı. Bu olayların hepsi çocukların başından geçti. Kurallar yok, eğitim yok, büyükler yok, kısıtlama yok sadece ve sadece avlanmak var, aslında burada çocukların doğasının saf olmadığını da görüyoruz. Yüzlerine sürdükleri o boyanın ardında gerçek kişiliklerini ortaya çıkaran çocuklar var; akıllarıyla hareket eden çocuklar da var. Buna uygun en güzel açıklamayı Mine Urgan eserin sonunda yapmış: "İyilik ve kötülük hepimizin içinde var önemli olan iyiye yönelen içgüdüleri geliştirip kötüye yönelen içgüdüleri engellemektir. Uygarlığın amacı da budur aslında. Oysa Sineklerin Tanrısı 'ndaki çocuklarda, kötülüğe yönelik duygular kökünden kazılmamış, bazı yasaklarla sınırlandırılmış ancak." Sineklerin Tanrısı
Hayat ve İnsan
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
Kâmil Bey varmış.
Puan vermedi·342 syf.··
2021 43. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2021 13:26
"İhsan, cezaevleri için,'Burası çıplak adamlar ülkesi,' demişti. 'Buradaki çıplaklık, üst başla ilgili değil, insanın içyüzleriyle ilgili... Dışarda insanı insandan saklayan çeşitli perdeler, peçeler, maskeler, burada birkaç güne varmadan sıyrılıp düşüyor. Bir araya kapatılmış olmak hiçbirimizde, olduğumuzdan başka türlü görebilmek gücü bırakmıyor.' " Bu insanı ve kitabın içeriğini anlatan bir cümle çünkü hepimiz her gün yüzümüze maske takıp çıkıyoruz, olduğumuz gibi değil olmak istediğimiz gibi yaşıyoruz tabi buna yaşam denirse. Ama kendimizle başbaşa kaldığımız an ipinden kopan düşünceler beynimizi kemiriyor. Görmek istemediğimiz ya da görmezden geldiğimiz ne varsa gözlerimizin önüne geliyor. Kâmil Bey'de görüyor, anlıyor, düşünüyor, soruyor kendine. İnsanın en büyük savaşı kendiyle olandır. Biz burada Kâmil Bey'in değişimine ve savaşına şahit oluyoruz. İlk esere göre daha durgun olabilir ama ben bu kitabı daha çok sevdim. Kemal Tahir
İnsan
Esir Şehrin MahpusuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20205,3bin okunma
Pervin
8/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 12:21
"Bir genç kız, hayatını paylaşacağı ve teslim edeceği erkeği tanımalı, bilmeli, sevmeli... Hiç olmazsa evlilikte yalnız servet gibi, namus gibi şeyler değil, hayatın esasını oluşturan ahlâk ve eğilimler dikkate alınmalı. Evliliğe layık olduğu önem verilmeli..." Ruhların uyumu bir evlilikte o kadar önemli olan bir unsurdur ki çoğu zaman bunu göz ardı ederiz. Ben bu eseri okurken Pervin'de kendimizi, kadınlarımızın bir kısmını, düşüncelerini, hislerini gördüm. Ne kadar yalnız olduğumuzu ve anlaşılmaya ne kadar ihtiyacımız olduğunu... Ve Mehmet Rauf kadın ruhunu, fikirlerini, dönemin toplumsal yapısını yalın bir şekilde bize aktarmış. O zamandan bu zamana değişen bir şey olmadığını görmek acı verici. Günümüzde de hâlâ aynı zihniyet aynı kafa. Zaman ne kadar ileri giderse gitsin insan ileri gidemedikten sonra pek bir önemi yok.
Edebiyat
Genç Kız KalbiMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202310,1bin okunma
Reklam