Yarını düşündüğün an, bugünkü yaşamın yarım yamalak kalır. Sadece bugünü yaşa ve yarını bırak, onunda zamanı gelecek. Ve bir şeyi aklından çıkarma; şayet bugün böylesine güzel bir deneyim olduysa, böylesine bir rahmet olduysa, yarın bugünden doğar., o halde niçin endişelenesin?
Herşeyi yaparken aynı zamanda mesafeli durduğunda, kalabalıkta hareket ederken, hayatın içindeyken ama yine de tek başınaysan, o zaman gerçek bir şey oluyordur.
Öfkeyi başkalarında gördüğünde, kendi içine git ve kazmaya başla ve onu orada bulacaksın; başkalarında çok fazla ego görürsen, sadece içine gir ve egonu orada otururken bulacaksın. İçerisi bir projektör gibi çalışır; diğerleri ekranlara dönüşür ve sen diğerlerinin üzerinden gerçekte kendine ait kasetleri görmeye başlarsın.
Öfke daha önce başına gelmişti, o şimdi de gerçekleşiyor fakat şimdi ona yeni bir unsur daha ekle, anlayış unsurunu; ve nitelik o zaman değişecektir. O zaman yavaş yavaş göreceksin ki öfkeyi ne kadar çok anlayabilirsen, o kadar az gerçekleşir. Ve onu anladığında ortadan kalkar. Anlayış ısı gibidir. Sıcaklık belirli bir noktaya ulaştığında - yüz derece- su kaybolur.