İlayda

Daha çok da acısına, sırf her acısının suçunu kendinde bulduğu için sabırla katlanır, onu paltosunu çıkarıp başkasının askısına asar gibi üzerinden atmazdı. Sevincinin hazzını, yol kenarından kopardığı bir çiçeğin, elinde solana dek ona tattırdığı hazzı tadar gibi tadar, sonra atardı. Yani, her zevk kadehinin dibindeki acı damlayı içmezdi.
Sayfa 216·Kitabı okudu
Uyku hassasiyetim ektedir :)
"Sizi uyandırmamı söylemiştiniz." "Evet, biliyorum. Yapman gerekeni yaptın, şimdi de defol! Gerisine karışma artık..."
Sayfa 203·Kitabı okudu
Ve hiç istemese de evde kalıyordu İlya; limonlukta yetiştirilen bir sıcak ülke bitkisi gibi yetişiyordu orada, camekân altında büyüyen bir bitki gibi ağır ağır, cansız gelişiyordu. Dışa vurulmak, harcanmak istenen güçleri içe dönüyor, orada soluyor, köreliyordu.
Sayfa 192·Kitabı okudu
Öğrenim aydınlık, cahillik ise karanlıktır.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Herkes, ilkbaharda günlerin uzadığına şaşar, sevinir. Ama uzun günlerin ne işlerine yaradığını sorsanız, bir cevap veremezler.
Sayfa 177·Kitabı okudu