Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Körlük yayılıyordu, aniden yükselip her şeyi sular altında bırakan , önüne ne çıkarsa sürükleyen bir deniz gibi değil de toprağı usul usul ıslatarak ve birden tümüyle boğuveren bin bir burgaçlı dereciğin sinsi sızıntısı gibi