Bu defa yaşamının en güzel yıllarını annesiyle hapishanede geçirmek zorunda kalan Barış’ın hikayesini okudum hatta yaşadım diyebilirim. Kitap Barış’ın siyasi bir tutuklu olup sonrasında dışarı çıkan İnci’ye yazdığı mektuplardan oluşuyor. Bir kitap sade, yalın ve kısa olmasına rağmen ancak bu kadar yoğun, yakıcı ve yıkıcı olabilirdi.
Yaşadığımız olaylar ne kadar kötü olursa olsun çocuk gözüyle baktığımızda ne kadar da saf, masum ve temiz geliyor insana. Ama burası dünya işte kötü, kirli, karanlık… Hangi gün olursa olsun ne yazık ki onlar da bunu öğreniyor, öğretiyoruz çünkü! İyi veya kötü çok şey öğreniyorlar, öğretiyoruz ama yine de her zaman “umudun, sevginin, barışın” mümkün olabileceğini öğretmek dileğiyle!
İşte bu yüzden “Uçurtmayı Vurmasınlar” vurmayalım, umudu da öldürmeyelim!