Her şeyin geçip gittiğine , yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir.
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden ?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu ?
Pervane olan kendini gizler mi alevden ?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu...
Ve hiçkimse sana kal demediği için gittiğinde, tebrikler;
artık sonsuza dek sürgündesin.
Kurşun hedefe odaklıdır. Şarapnel patlar, parçaları adam seçmez herkese saplanır.
aşk olmadan da yaşarım ama dostum dediğim kadınlar olmadan hayatta kalmam imkânsız biliyorlar neye ihtiyacım olduğunu daha ben bile fark etmeden birbirimizin hayatında tuttuğumuz yer başka hiçbir şeye benzemez