"Ağlama. Ben senin arkadaşın olurum," demişti elini uzatarak. İlk defa o zaman birine güvenebileğimi hissetmiştim. İçtenlikle parlayan o yeşil gözler herkesten daha güvenli gelmiş ve asla beni ter etmeyeceğini anlamıştım. "Söz mü?" diye de sormuştum emin olmak ister gibi. Sanki elini bıraksam kaçıp gidecekmiş korkusu sarmıştı bedenimi. Farkında değildi belki ama tam da sığınacak bir omuza ihtiyacım olduğu anda güneş gibi kapımdan içeri girmişti. Çekinmeden, şüphe etmeden, "Söz," demişti Senem. Birbirimizi bırakmamaya, her sıkıştığımız anda yaslanacak omuz olmaya, kader bizi ayırana dek dost, kardeş kalmaya söz vermiştik ve o söz bir nevi bizim yeminimiz olmuştu."
_"Biliyor musun? İçimde tuhaf bir his var. Sanki sihirli bir el bize değneğini uzatacak da bir an da kendimizi peri masalında bulacakmışız gibi,"
_"Çok kitap okuyorsun."
İnsan sevmediği bütün yolları sevdikleri için yürümeye göze alabilirmiş bazen. En yakınının mutluluğu için onu bırakmayı göze aldığı gibi. Ayaklarına çakıl taşları da batsa, kalbine dikenler de saplansa mecburmuş bunu yapmaya.