- Anne savaşlar niçin oluyormuş, biliyor musun?
...
- ..fen adamlarının iddialarına göre dünya çoğalan nüfusu besleyemediği için olurmuş.
...
- ..Açlığa çare bulmak için insanlığı kırmak gerekliliği fenne uygun şekilde kesinleştiğine göre birtakım masum gençleri harp ateşinin karşısına dizip iki tarafı birbirine kırdırtmaktansa toplum içinde en zararlı adamları seçip gebertmeli. Milyonerleri idam edip paralarını paylaşmalı. Bak o zaman altın üstüne altın yığmaya kimse cesaret edebilir mi? Genel servet birtakım vurguncu bankerlerin kasalarında hapsolmaktan kurtulur.
...
- Oh yavrucuğum, böyle zararlı şeyleri aklından çıkar. Sinirlerini yatıştırmak için hani ya doktor sana bir hap verdiydi. Onu yut.
- Vah zavallı anneciğim, biz hepimiz hapı çoktan yuttuk. Haberin yok mu?
Bir kadın bir adamı yağmur mevsiminde bırakmış; kırlangıçlar büyük kentleri çoktan terk etmiş; kimse düşlerine sahip çıkamıyormuş; sevgi parayla yaşanan bir lüks olmuş; bir halkın onuru için binlerce genç ölüm orucuna yatmış; balkonlarda çiçekler giderek azalıyormuş; yaşlılar bir bir parklardan çekiliyormuş; çocukların soluğu anne teni kokmuyormuş; herkes penceresine ikinci bir perde çekiyormuş; "Yalan, Yeminin ikiz kardeşi olmuş"(M.altıok); ekmeklerden sonra şarkılarda bozulmuş; insanlar inceliğini bir ip gibi boynunda taşıyormuş; para sesini yükselttikçe susan insan artıyormuş; hapishaneler birer büyük kent olmuş; herkes eşyalarıyla sevişiyormuş; gurbet artık evlere gelmiş..herkesin yenik olduğu yerde güçlü olmak, bir bataklıkta birinci olmak kadar gülünçmüş.!
Dünya güzel mi?.. Yok canım, düpedüz yalan bu!..
Bütün güzellik, sevinç dolu olduğu sürece kendi yüreğimizden geliyor. Sevinç uçup gittiğinde dünya mezarlığa dönüyor.