“- Peki anne! Ben anlaşılır ve net sözcüklerle söylüyorum... Kitap fuarına gidicem, işte o kadar!
+ İyi! Dönüşte Kelime-i Şahadet getir... Baban seni sağ komaz... İstersen minibüsten bi durak önce in, harakiri yap... Ev kana bulanmasın...
- Ay anne, şiddetin ne hoş, ne güzel dehşetin... Kendimi yuvamda, sıcacık bir
mezbahada gibi hissettim... Altı üstü bi fuara gidicez dedik, derhal ortalık kan ve barut koktu...”