Yağmur yağıyordu Paris kaldırımlarına;
Seni düşünüyordum penceremde!
(Penceremiz olabilirdi!)
Yağmuru sevmediğin geldi aklıma.
Bulutlar da hatırlamış olacaklar ki
Yağmurda üzüldüğünü,
Sağnak durdu birdenbire;
Güneş açtı.
Yüzün güldü mü bilmem,
İstanbul'daki pencerende.
Romanda işlenen olaylar o kadar bizden o kadar tanıdık ki. Hele karakterler, hepsi içimizden bilindik simalar. Normalde çoğu romanda olaylar tek bir karakter ya da üçüncü şahıs dediğimiz yazar tarafından anlatılır. Ama burada hiç öyle değil. Sevgili Şermin Yaşar kalıpların dışına çıkmış, spotları sırayla her bir karaktere tek tek tutmuş, hepsine kendi penceresinden anlatma imkanı vermiş. Bir karaktere üzülüp bunun sorumlusu olduğunu düşündüğümüz diğer karaktere öfke duyarken sonrasında öfke duyduğunuz karakter konuştuğunda duygularınız bambaşka yönlere evrilmeye başlıyor. Kitabın sonunda Ethem ve Nurten karakterlerinin mutlu sonuna şahit olmak eminim okuyan herkesin yüzünde gülümseme bırakmıştır.