︎ K a y a ︎

︎ K a y a ︎
@_akdenizz
Normal değiliz, sadece alışmışız...
9/10
·183 syf.··
2025 19. kitabı
Engin Geçtan İnsan Olmak ’ta kimseyi pohpohlamıyor, “sen özelsin” falan demiyor. Tam tersine, insanın kendine attığı kazıkları tek tek gösteriyor. Normal diye yaşadığımız şeylerin çoğu alışkanlık, korku ve başkalarının beklentisi. Kitabı okurken sürekli şunu düşündüm: “Ben bunu niye böyle yaşıyorum?” Cevap hoş değil ama gerçek. Çünkü çoğu zaman mesele mutsuz olmak değil, konfor alanından çıkmaya cesaret edememek. Bu kitap çözüm dağıtmıyor, reçete yazmıyor. Aynayı koyuyor, ışığı yakıyor, gerisi sende. Bitirdiğimde içim ferahlamadı ama "farkına vardım." Bazen insanın ihtiyacı olan şey de bu zaten; iyi hissetmek değil, uyanmak.
Edebiyat
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
no pain no gain
8/10
·80 syf.··
2025 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 19:45
En ufak psikolojik bir sorunla karşılaşınca ağrı kesiciler alıyor musunuz? Ya da büyük sıkıntılar, acılar çekince depresyon ilaçları? Hayır deseniz de, ağrı kesici ve depresyon ilacı satışlarının günümüzde tavan yapmış olması bunu yalanlayacaktır. Peki acıdan kaçmak yerine onu bir şekilde yaşamak bize gercekten zarar mı verir fayda mı? Artık her şeyi o kadar hızlı yaşıyoruz ki, durup kendimizi, içinde bulunduğumuz vaziyeti seyredip bir muhasebe yapmaya vakit bile bulamıyoruz, kaldı ki acıyı yaşayacak zaman mı var diyebilirsiniz. Aslında zaman var, mesele o acıyı yaşamaktan korkmamak. Neden mi? Dünyada kitlelere yön veren büyük insanlara bakın. Peygamberler, filozoflar, komutanlar, bilim insanları, yazarlar vs. hepsi de büyük acılar çekmiştir. Peki o çekilen acılar boşuna mıydı? Tabi ki hayır her birinin insanlığa veya kendi toplumuna farklı farklı faydaları oldu. Bir bebek bile ilk yürümeye başladığında yüzlerce kez düşüyor canı acıyor ve motor becerileri o acılar sayesinde gelişiyor ve sonuç olarak yürümeyi öğreniyor. Ne derler bilirsiniz "acı yoksa, kazanç da yoktur". Sonuç olarak kitapta genel hatlarıyla günümüz insanlarının acıdan neden kaçtığından, aslında acının kaçılması gereken değil sebepleriyle ve örnekleriyle niçin yaşanması gereken bir durum olduğundan bahsediliyor. Konuya ilgilisi olanların keyifle okuyacağı ve faydalanacağını düşünüyorum. Dili sade ve anlaşılır. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
Edebiyat
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,366 okunma
7/10
·545 syf.··
2025 1. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 00:00
Zalimlerin hüküm sürdüğü bir coğrafyada, mazlumların; yaşadığı zorlukların, uğradığı haksızlıkların, tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiği bir eserle karşı karşıyayız. Aslında Yaşar Kemal 'in diğer eserinlerinde de bunu görebiliriz( örneğin İnce Memed ). Olaylar, kuzeyde torosların ve güneyde akdenizin arasında sıkışıp kalmış çukurovada geçiyor. Kitabın konusuna gelecek olursak; toprak ağaları, şatafatlı konaklarında lüks içinde yaşarken; köylüler, açlıkla, hastalıkla, yoksullukla savaşıyor. Kimi, cahilliğin oluşturduğu zihniyetle velinimeti olarak gördüğü ağaları uğruna gözünü kırpmadan öldürmeye gidiyor, kimi de sefaletin verdiği acziyetle ölüme... Burası merhametten yoksun ağaların hüküm sürdüğü öyle bir zaman ve öyle bir mekan ki, onlar burada devlet, onlar burada hükumet, onlar burada karar verici tek mercii. Haliyle, güç zalimin elinde olunca; zulüm de kaçınılmaz oluyor. Eğer İnce memed serisini okuduysanız, bu kitabı okumasınız da bir kaybınız olacağını sanmıyorum ama yine de okumayı düşünen arkadaşlarım için asla vakit kaybı olmayacaktır çünkü yer yer bazı karakterlerin, töre ve geleneğin oluşturduğu zorunlulukla yaşadığı iç çatışmalar, bastırılan merhamet duygusu gibi çeşitli tahlillerin yapıldığı bölümler de mevcut. Eser üzerine anlatılacaklar çok fazla ama benim söyleyeceklerim bu kadar. Dipnot: Çukurova benim de doğup büyüdüğüm topraklar ve aile büyüklerimin de bu topraklarda yaşadığı zorlukları bildiğim için okurken hep içim acıdı, çünkü bu kitapta anlatılanların hayal ürünü olmadığını çok iyi biliyordum. Bu yüzden kitabı bitirmem bayağı uzun sürmüştü. İnceleme yapmaya da okuduktan uzun bir süre sonra karar verdim. Okumayı düşünen arkadaşlarım için umarım faydalı bir inceleme olmuştur. Kitapla ve sağlıcakla kalın...
Edebiyat
Demirciler Çarşısı CinayetiYaşar Kemal · Adam Yayınları · 19983,339 okunma
Zorla da olsa 51. sayfaya kadar okuyabildim. Yazarın akıcılığına ve anlatım tarzına bir diyeceğim yok, fakat yazarın kitapta türklere ve islama karşı takındığı tavrın hakaret ve aşağılamadan ibaret olduğunu düşünüyorum, ayrıca kurgusal edebi tür adı altında okuyuculara yalan yanlış tarihi bilgiler sunduğu kanaatindeyim, bu yüzden daha fazlasını okumayacağım (daha fazla uzatmamak için kitaptan, bu fikirlerimi destekleyecek alıntı yapmayacağım). Bunlar benim şahsi görüşlerim, kitabi okuyup beğenen insanlar var, herkesin görüşüne saygı duyarım. Kitapla ve sağlıcakla kalın...
1000Kitap
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
9/10
·319 syf.··
2024 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2024 23:54
Kaleminin çok güçlü olduğuna inandığım Peyami Safa yine şaşırtmadı... Matmazel Noraliya'nın Koltuğu şimdiye kadar okuduğum, insan psikolojisini en iyi yansıtan eserlerden bir oldu. Hatta biraz daha ileri gideyim; yazarımız bazı bölümlerde ruh tahlilleri konusunda Suç ve Ceza kalitesinde bir başarı yakalamış. Kitap, derin bunalımlara, halisulasyonlara ve yitik bir 'ben'e sahip toplumdan soyutlanmış baş karakterimizin çevresinde ve kendi içinde gelişen olaylarla başlıyor. Psikoloji, rüya, felsefe, aşk, inanç gibi konular işlenirken bir yandan da yazıldığı dönemin sosyal, siyasi, ekonomi ve iktisadi konularına da değiniliyor. Sonlara dogru bir arayış içine giren baş karakterimiz içinde bulunduğu durumu ve yaşadıklarını sorgulayıp anlamlandırmaya çalışırken her şeyin ardındaki gücü, yaratıcıyı farkediyor ve acizliğini şöyle ifade ediyor: "Mıymıntı zekâmızın rahatını kaçırmamak için, başımızı en kolay izahın yastığına koyuyor ve insanın hayalini çatlatan bu genişlik ve büyüklük ölçüsü içinde, sayısız dünyalardan her birini kendi yüceliğine nispetle bir atom kadar küçülten ulu kâinatın bir kıyıcığında, hayatın yalnız bizim dünyacığımızda ve şuurun yalnız bizim kafacığımızda bir tesadüf eseri olarak bulunduğunu sanıyoruz." Gerçekten dolu dolu bir kitap, edebi değeri çok yüksek ayrıca şunu da belirtmekte fayda var ki kitabın dili ağır; içerisinde günümüz Türkçe'sinde artık kullanılmayan bir çok eski kelime olduğu için okurken biraz zorlanabilirsiniz, okumadan önce bunu bilmekte fayda var. Bu yazdıklarım haricinde, kitap üzerine söylenecek konuşulacak çok çok fazla söz var.Mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum, bir şans verin derim, herkese keyifli okumalar...
Psikolojik Roman
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 201710bin okunma